Bir tartışmanın kavgaya dönüşmesi, ardından karakolda ifade, adli muayene raporu ve "şikâyetçi misiniz?" sorusu… Kasten yaralama dosyalarında taraflar çoğu zaman birkaç gün sonra barışır ve aynı soruyu sorar: "Şikâyetimi geri alırsam dava düşer mi?" ya da "Uzlaşırsak ceza almaz mıyız?" Bu soruların cevabı tek değildir; yaralanmanın ağırlığına, kime karşı ve nasıl işlendiğine ve aynı olayda başka bir suçun bulunup bulunmadığına göre değişir.
Bu yazıda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 86. maddesini, 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'la artırılan cezaları, şikâyetten vazgeçmenin ve uzlaştırmanın hangi durumlarda davayı düşürdüğünü, Yargıtay'ın 2023–2026 yıllarına ait kararları üzerinden aktarıyorum. Kavgada kimin önce başladığı sorusunun cezaya etkisini ise haksız tahrik indirimine ilişkin yazımızda ayrıca ele almıştık.
Özetle: Yaralanma "basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek" ölçüdeyse (TCK m. 86/2) soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır; şikâyetten vazgeçme ve uzlaşma davayı düşürebilir. Yaralanma bu ölçüyü aşıyorsa (m. 86/1) şikâyet aranmaz, vazgeçme davayı düşürmez; ancak suç yine uzlaştırma kapsamındadır. Suç eşe, kardeşe, üstsoy veya altsoya karşı ya da silahla işlenmişse (m. 86/3) ne şikâyetten vazgeçme ne de uzlaştırma sonuç doğurur. Silah iddiasıyla dava açılsa bile mahkeme silah artırımı uygulamıyorsa veya uzlaşmaya engel diğer suçtan beraat kararı verilmişse uzlaştırma yeniden gündeme gelir. 7550 sayılı Kanun'la artırılan cezalar ise yalnızca 4 Haziran 2025'ten sonra işlenen fiillere uygulanır.
Kasten Yaralama Suçu ve 2025'te Artan Cezalar
TCK m. 86/1'e göre kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi cezalandırılır. Kanun, yaralamanın ağırlığına göre iki temel ayrım yapar:
- Basit yaralama (m. 86/2): Fiilin kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilir. Suç kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
- Temel şekil (m. 86/1): Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilemiyorsa ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır.
Bu cezalar 7550 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle artırılmıştır. Değişiklikten önce m. 86/1'deki alt sınır bir yıl, m. 86/2'deki ceza dört aydan bir yıla kadar ve kadına karşı işlenen basit yaralamada alt sınır altı aydı. Değişiklik 4 Haziran 2025'te yürürlüğe girmiştir.
"Basit tıbbi müdahale" ölçütü, adli muayene raporuna göre belirlenir. Raporda genellikle "basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir" veya "giderilemez" şeklinde bir tespit yer alır. Kırık, derin kesi veya hayati tehlike gibi daha ağır sonuçlar ise TCK m. 87 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle olaydan sonra alınan ilk rapor ve gerekiyorsa kesin rapor, dosyanın hangi rejime tabi olacağını belirleyen en önemli belgedir.
Ceza artışı eski olaylara uygulanır mı?
Hayır. TCK m. 7/2'ye göre suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır. Bu nedenle 4 Haziran 2025'ten önce işlenen bir yaralama fiiline, karar bu tarihten sonra verilse bile eski ve daha hafif ceza aralıkları uygulanır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 20.05.2026 tarihli, 2026/1814 E., 2026/4128 K. sayılı kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, kasten yaralama suçunda "suç tarihinde yürürlükte olup lehine olan 7550 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi" m. 86 hükümlerini uygulamış; Daire hükümde hukuka aykırılık görmeyerek kararı onamıştır.
Hangi Yaralamada Şikâyet Gerekir, Vazgeçme Ne Zaman Davayı Düşürür?
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan tek yaralama türü, m. 86/2'deki basit yaralamadır. TCK m. 73'e göre bu tür suçlarda:
- Şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır; aksi hâlde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
- Suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürür; ancak hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
- Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Bu nedenle mahkeme sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğini sormalıdır.
- Mağdur, vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz.
Çok failli kavgalarda önemli bir kural daha vardır: TCK m. 73/5'e göre iştirak hâlinde suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 23.10.2023 tarihli, 2023/5457 E., 2023/6407 K. sayılı kararında mağdur, birlikte kendisini yere yatırıp tekmeleyen sanıklardan bir kısmı hakkındaki şikâyetinden vazgeçmiş, ancak birinden şikâyetçi olmaya devam etmiştir. Daire, vazgeçmenin iştirak hâlindeki diğer sanığa da sirayet ettiğini, onun hakkında da davanın düşmesi gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü kanun yararına bozmuş ve davanın düşmesine doğrudan karar vermiştir. Kısacası mağdurun "yalnızca birinden şikâyetçiyim" demesi, basit yaralamada hukuken sonuç doğurmayabilir.
Şikâyetten vazgeçmenin sonuç doğurmadığı hâller
TCK m. 86/3'e göre kasten yaralama suçu üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı; kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı; kamu görevi nedeniyle; kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak; silahla veya canavarca hisle işlenirse şikâyet aranmaz ve ceza artırılır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 19.06.2023 tarihli, 2022/14612 E., 2023/4323 K. sayılı kararında evli taraflar arasındaki tartışmada sanık, eşini basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralamış; mağdur kovuşturma aşamasında şikâyetçi olmadığını bildirmiştir. Daire, eşe karşı işlenen yaralamanın şikâyete bağlı suçlardan olmadığını, bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesinin mahkûmiyet hükmü kurulmasına engel olmadığını belirterek kararı onamıştır. Aile içi yaralamalarda "barıştık" beyanı, bu yüzden davayı kendiliğinden sona erdirmez.
Aynı şekilde yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ağırlıktaysa (m. 86/1) suç şikâyete bağlı değildir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 22.11.2023 tarihli, 2023/3459 E., 2023/14519 K. sayılı kararında, mağdurlardan birinin raporuna göre yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle iyileşmeyecek nitelikte olduğu, bu nedenle eylemin şikâyete tabi olmayan kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve "şikâyet yokluğu" gerekçesiyle davanın düşürülmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
Uzlaştırma: Hangi Yaralamalar Kapsamda?
Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek zararın giderilmesi, özür veya başka bir edim üzerinde anlaşmasını sağlayan yoldur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamındaki suçlar şunlardır:
- Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar (bu nedenle m. 86/2'deki basit yaralama),
- Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, TCK'da yer alan kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, m. 86; m. 88) ve taksirle yaralama (m. 89) gibi suçlar.
Bu düzenleme önemli bir sonuç doğurur: Basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyen yaralama (m. 86/1) şikâyete bağlı olmadığı için şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez; ancak suç uzlaştırma kapsamındadır. Buna karşılık m. 86/3'teki nitelikli hâller (eşe karşı, silahla vb.) uzlaştırma dışında bırakılmıştır.
Uzlaşma sağlanır ve şüpheli edimini defaten yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; edim ileri tarihe bırakılır veya taksitlendirilirse kamu davasının açılması ertelenir. Uzlaşma sağlandığında, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz. Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde ise tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253/18). Bu nedenle uzlaştırma görüşmesine hazırlıklı gitmek ve teklifin sonuçlarını önceden iyi değerlendirmek gerekir.
Aynı Olayda Başka Bir Suç Varsa Uzlaşma Mümkün mü?
CMK m. 253/3'e göre uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Kavgalarda yaralamanın yanında çoğu zaman silahla tehdit veya hakaret iddiası da bulunduğu için bu kural uygulamada sık gündeme gelir.
24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun'la bu fıkraya eklenen cümleye göre ise önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. TCK m. 75/6'ya göre hakaret suçu da (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç) önödeme kapsamındadır. Dolayısıyla aynı kişiye hem hakaret edilip hem de basit yaralama yapıldığı iddia edilen dosyalarda, yaralama yönünden uzlaştırmanın uygulanıp uygulanamayacağı bu yeni hüküm çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Hakaret suçunun ayrıntıları için mesajla hakarete ilişkin yazımıza, tehdit suçu için ise tehdit suçuna ilişkin yazımıza bakabilirsiniz.
Uzlaşmaya engel suçtan beraat edilirse
Yargıtay, uzlaşmaya engel olan suç dosyadan çıktığında uzlaştırmanın yeniden yapılması gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin yukarıda anılan 2023/3459 E. sayılı kararında, aynı mağdura karşı silahla tehdit suçuyla birlikte işlenen basit yaralamanın dava açıldığında uzlaşmaya tabi olmadığı, ancak silahla tehdit suçundan beraat kararı verildiğinden yaralama yönünden CMK m. 254 uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 08.12.2025 tarihli, 2025/7610 E., 2025/8680 K. sayılı kararı da aynı yöndedir. Olayda sanık hakkında basit yaralama, hakaret ve silahla tehdit suçlarından dava açılmış; mahkeme hakaret ve silahla tehditten beraat, yaralamadan ise mahkûmiyet kararı vermiştir. Daire, uzlaşmaya engel suçtan beraat kararı verildiği için yaralamanın uzlaştırma kapsamında kaldığını, dosyadaki rapora göre taraflar arasında uzlaşma sağlandığını belirterek mahkûmiyet hükmünü kanun yararına bozmuş ve davanın düşmesine doğrudan karar vermiştir.
Silah iddiası ispatlanamazsa
Kavgada taş, sopa, şişe veya kemer gibi bir eşyanın kullanıldığı iddiası da dosyanın rejimini değiştirir. TCK m. 6/1-(f)'ye göre "saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler" de silah sayılır. Silahla yaralama ise m. 86/3-(e) kapsamında şikâyete ve uzlaştırmaya tabi değildir.
Ancak dava silah iddiasıyla açılsa da mahkeme sonunda silah artırımı uygulamıyorsa durum farklıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 06.10.2025 tarihli, 2025/6062 E., 2025/6765 K. sayılı kararında, taş ve kemikle yaralama iddiasıyla dava açılmasına rağmen mahkemenin m. 86/3-(e) uyarınca artırım yapmadığı, bu hâliyle eylemin m. 86/2 kapsamında kaldığı, şikâyete bağlı ve uzlaştırma kapsamında olduğu belirtilmiştir. Daire, CMK m. 254/1 uyarınca dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerekirken doğrudan mahkûmiyet hükmü kurulmasını kanuna aykırı bularak kararı kanun yararına bozmuştur.
Kararların Değerlendirmesi
İncelediğim kararlar birlikte okunduğunda Yargıtay'ın kasten yaralama dosyalarında üç soruyu sırayla sorduğu görülmektedir: Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir mi? Suç m. 86/3'teki nitelikli hâllerden biriyle işlendi mi? Aynı mağdura karşı uzlaşmaya engel başka bir suç var mı? Bu soruların cevabı yalnızca iddianameye göre değil, yargılama sonunda mahkemenin kabul ettiği suç vasfına göre verilmektedir. 2025/6062 E., 2025/7610 E. ve 2023/3459 E. sayılı kararlar, yargılama sırasında suç vasfı hafiflediğinde veya engel suçtan beraat edildiğinde uzlaştırmanın atlanmasının bozma sebebi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Öte yandan 2022/14612 E. sayılı karar, aile içi yaralamalarda mağdurun sonradan şikâyetten vazgeçmesinin sonuca etki etmediğini göstermektedir. Kanun koyucunun eşe ve yakın akrabaya karşı işlenen yaralamayı şikâyet ve uzlaştırma dışında tutması bilinçli bir tercihtir. Bu dosyalarda ceza miktarı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya basit yargılama usulü gibi diğer kurumlar önem kazanır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin güncel değişiklikler için ilgili yazımıza bakabilirsiniz.
Uygulamaya Dönük Çıkarımlar
- Dosyanın kaderini çoğu zaman adli muayene raporu belirler: "Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir" tespiti varsa suç şikâyete bağlıdır; yoksa şikâyet aranmaz.
- Basit yaralamada şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; ancak sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi gerekir ve hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme infazı durdurmaz.
- Birden fazla failli kavgada faillerden biri hakkındaki vazgeçme, iştirak hâlindeki diğer sanıklara da sirayet eder.
- Basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyen yaralamada (m. 86/1) vazgeçme davayı düşürmez, ancak uzlaştırma mümkündür.
- Eşe, boşandığı eşe, kardeşe, üstsoy veya altsoya karşı ya da silahla işlenen yaralamada şikâyetten vazgeçme ve uzlaştırma sonuç doğurmaz.
- Silah iddiası ispatlanamaz veya uzlaşmaya engel diğer suçtan beraat kararı verilirse, uzlaştırma işlemlerinin yapılmasını talep etmek gerekir; bu adımın atlanması bozma sebebidir.
- 7571 sayılı Kanun'la, önödeme kapsamındaki bir suçla (örneğin hakaret) birlikte işlenen yaralama yönünden de uzlaşma hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.
- Uzlaşma sağlanırsa aynı olay nedeniyle kural olarak ayrıca tazminat davası açılamaz; uzlaştırma sonuçsuz kalırsa tekrar uzlaştırmaya gidilemez. Teklifin sonuçları imza öncesinde iyi değerlendirilmelidir.
- 7550 sayılı Kanun'la artırılan cezalar yalnızca 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen fiillere uygulanır; önceki olaylarda lehe olan eski hükümler esas alınır.
Soruşturma ve kovuşturma aşamaları hakkında genel bilgi için Ceza Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Yaralamanın hangi fıkraya girdiği, şikâyet ve uzlaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağı ve hangi kanunun lehe olduğu; adli raporlara, taraflar arasındaki ilişkiye, olayın tarihine ve dosyadaki diğer suçlara göre her olayda ayrıca belirlenir. Kanun ve içtihatlar değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmeniz hak kaybını önlemeye yardımcı olacaktır.
