Boşanmanın ardından çocuğunuz için her ay iştirak nafakası alıyorsunuz. Çocuğunuz 18 yaşına girdi, üniversiteyi kazandı; masraflar azalmak bir yana, yurt, ulaşım ve kitap giderleriyle birlikte artmaya başladı. Tam bu sırada diğer ebeveyn ödemeyi kesiyor ya da "çocuk reşit oldu, artık nafaka bitti" diyor. Peki gerçekten öyle mi?

Bu soru hem nafaka alan hem de nafaka ödeyen ebeveynler tarafından sıkça soruluyor. Cevabın kısa hâli şudur: 18 yaşla birlikte iştirak nafakası kendiliğinden sona erer; ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa ana ve babanın bakım yükümlülüğü sona ermez ve çocuk bu kez yardım nafakası isteyebilir. Bu yazıda iki nafaka türü arasındaki farkı, davayı kimin açması gerektiğini, mahkemenin miktarı neye göre belirlediğini ve icra aşamasında karşılaşılan sorunları Yargıtay'ın güncel kararlarıyla aktarıyorum.

Özetle: Erginlik 18 yaşın doldurulmasıyla başlar (TMK m. 11) ve ana-babanın çocuğa bakım borcu kural olarak erginliğe kadar sürer (TMK m. 328/1). Bu nedenle boşanma kararıyla bağlanan iştirak nafakası, çocuk 18 yaşını doldurunca kendiliğinden sona erer; kaldırılması için ayrıca dava açılmasına gerek yoktur. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328/2). Bu dönemdeki nafaka, artık çocuğun kendisinin talep edeceği bir yardım nafakasıdır. Yargıtay, miktarın tarafların ekonomik durumuna ve hakkaniyete uygun belirlenmesini istemekte; düşük kalan nafakaları bozmaktadır.

İştirak nafakası ile yardım nafakası arasındaki fark nedir?

İki nafaka türü sıklıkla birbirine karıştırılır, oysa hem hukuki dayanakları hem de tarafları farklıdır.

İştirak nafakasıYardım nafakası (ergin çocuk)
DayanakTMK m. 182TMK m. 328/2 ve m. 364
Kimin için?Ergin olmayan çocukErgin olduğu hâlde eğitimi devam eden çocuk
Kime ödenir?Velayet kendisine verilen ebeveyne, çocuğun ihtiyaçlarına harcanmak üzereDoğrudan ergin çocuğun kendisine
Davayı kim açar?Velayet sahibi ebeveyn (çocuk adına)Ergin çocuğun kendisi
Ne zaman biter?Çocuğun ergin olmasıyla kendiliğindenEğitim sona erince ya da şartlar ortadan kalkınca, mahkeme kararıyla

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.06.2023 tarihli, 2022/657 E., 2023/672 K. sayılı kararında bu ayrım açıkça ortaya konmuştur: iştirak nafakası, boşanma veya ayrılık kararından sonra velayet kendisine bırakılmayan eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderleri için velayet sahibi eşe yaptığı katkıdır ve çocuk ergin olana kadar velayet sahibine ödenir. Yardım nafakası ise ergin çocuğun eğitiminin devam etmesi hâlinde ana ve babanın bakım yükümlülüğünden kaynaklanır. Genel Kurul, ergin olmayan çocuğa ödenen iştirak nafakasının, istem hâlinde çocuk ergin olduktan sonra yardım nafakasına dönüştürüldüğünü de belirtmiştir. Burada vurgulanması gereken kelime "istem"dir: yardım nafakası kendiliğinden bağlanmaz, talep edilmesi gerekir.

18 yaşında iştirak nafakası kendiliğinden biter mi?

Evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 04.07.2022 tarihli, 2022/6020 E., 2022/6592 K. sayılı kararında, babanın üniversiteden mezun olan çocuğu için ödediği iştirak nafakasının kaldırılması amacıyla açtığı dava incelenmiştir. Daire, TMK m. 328 uyarınca iştirak nafakasının çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erdiğini, bu nedenle kaldırılması için dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını ve davanın usulden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu kararın iki yönlü bir sonucu vardır:

  • Nafaka ödeyen ebeveyn bakımından: Çocuk 18 yaşını doldurduktan sonraki dönem için iştirak nafakası ilamına dayanılarak yeni nafaka talep edilemez.
  • Nafaka alan ebeveyn bakımından: Çocuğun 18 yaşını doldurduğu tarihe kadar ödenmemiş birikmiş nafaka alacakları varsa, bunlar sona ermiş olmaz; ancak 18 yaştan sonrası için çocuğun kendi adına yardım nafakası istemesi gerekir.

Evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m. 11/2). Bu nedenle 18 yaşından önce evlenen çocuk bakımından da erginliğe bağlı bu sonucun gündeme gelebileceği göz önünde tutulmalıdır.

Yardım nafakası davasını kim açmalı?

Uygulamada en sık yapılan hata, ergin olan çocuk için nafaka davasının yine anne veya baba tarafından kendi adına açılması ya da sürdürülmesidir. Ergin çocuk artık velayet altında değildir; yardım nafakası onun kendi hakkıdır ve davayı kendisi (dilerse bir avukat aracılığıyla) açmalıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 13.04.2023 tarihli, 2023/1388 E., 2023/1820 K. sayılı kararına konu olayda, annenin açtığı iştirak nafakasının artırılması davası sürerken çocuk 18 yaşını doldurmuştur. Çocuk yargılamaya bir vekil aracılığıyla katılarak ergin olduğu tarihten sonrası için davanın yardım nafakası olarak görülmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi yardım nafakası talebini "taraf sıfatı yokluğu" gerekçesiyle usulden reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise çocuğun kendisinin davaya katılarak talepte bulunduğunu dikkate alarak usulden ret kararını hukuka aykırı bulmuş ve talebi esastan incelemiştir. Esastan incelemede, çocuğun dava tarihi itibarıyla adına kayıtlı bir şirketten gelir sahibi olduğu, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle yardım nafakası şartlarının oluşmadığına karar verilmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.

Bu karardan iki ders çıkarılabilir: Birincisi, ergin çocuk için talep çocuğun kendisi tarafından ileri sürülmelidir. İkincisi, yardım nafakası bir "bakım" yükümlülüğüdür; çocuğun kendi geliri ihtiyaçlarını karşılıyorsa talep reddedilebilir.

Mahkeme yardım nafakasının miktarını neye göre belirler?

TMK m. 328/2, ana ve babanın yükümlülüğünü "durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde" sınırlar. TMK m. 365/2'ye göre de nafaka, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardımdır. Hâkim, takdir yetkisini kullanırken hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m. 4).

Yargıtay'ın son dönem kararlarında, düşük belirlenen yardım nafakalarının bozulduğu görülmektedir:

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 19.02.2026 tarihli, 2025/10425 E., 2026/1961 K. sayılı kararında, ergin çocuğun babasına karşı açtığı yardım nafakası davasında, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre hükmedilen nafakanın az olduğu, TMK m. 4'teki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek daha uygun bir miktara hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ve karar bu yönden bozulmuştur.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2024 tarihli, 2024/605 E., 2024/806 K. sayılı kararına konu olayda, tıp fakültesinde okuyan ergin kız çocuğu babasından yardım nafakası istemiştir. İlk derece mahkemesi, babanın çok sayıda taşınmazı bulunduğunu, çocuğun ise öğrenci olup annesiyle yaşadığını tespit ederek aylık 15.000 TL nafakaya hükmetmiştir. Daire önceki incelemesinde bu miktarı az bularak kararı bozmuş, bozmaya uyularak nafaka aylık 30.000 TL'ye çıkarılmış ve bu karar onanmıştır. İlk derece mahkemesinin, okul seçiminin babaya danışılmadan yapıldığına ilişkin tespitine rağmen sonucun bu yönde oluşması da dikkat çekicidir.

Bu kararlar, yardım nafakasının yalnızca "asgari geçim" ölçüsüyle değil, ebeveynin mali gücü, çocuğun eğitim türü ve gerçek giderleri birlikte değerlendirilerek belirlendiğini göstermektedir. Bununla birlikte her dosyada ebeveynin gelir durumu, diğer bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve çocuğun kendi imkânları da dikkate alınır; aynı sonuç her olaya genellenemez.

Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde nafakanın değerinin korunması da ayrı bir önem taşır. TMK m. 365/5'e göre hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde (düzenli aylık ödeme olarak) ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Yukarıda anılan 2024/806 K. sayılı kararla onanan hükümde de nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle dava açılırken yalnızca bugünkü miktarın değil, sonraki yıllardaki artışın da talep edilmesi, her yıl yeni bir artırım davası açma ihtiyacını azaltabilir. Artış talep edilmemişse, koşullar değiştiğinde nafakanın artırılması için ayrıca dava açılması gerekecektir.

Eğitim biterse nafaka nasıl sona erer? İcra dairesi takibi durdurabilir mi?

Yardım nafakası, iştirak nafakasından farklı olarak kendiliğinden sona ermez; eğitim tamamlandığında veya şartlar ortadan kalktığında nafakanın kaldırılması için aile mahkemesine başvurulması gerekir. Bu noktada icra aşamasında yapılan bir hata sık görülür.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 12.09.2023 tarihli, 2022/12970 E., 2023/4898 K. sayılı kararına konu olayda, ergin çocuk lehine hükmedilen yardım nafakasının tahsili için başlatılan takipte, borçlu babanın "eğitim sona erdi" talebi üzerine icra müdürlüğü maaş haczini kaldırmış ve dosyayı işlemden kaldırmıştır. İcra mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, nafakanın kaldırıldığına dair aile mahkemesinden alınmış bir karar getirilmedikçe nafaka alacağının ayakta olduğunu, eğitimin devam edip etmediğini araştırma yetkisinin icra mahkemesine değil aile mahkemesine ait olduğunu belirterek icra müdürlüğü işlemlerini iptal etmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.

Nafaka ödeyen ebeveyn açısından bunun anlamı şudur: eğitim gerçekten sona ermiş olsa bile, ödemeyi kendiliğinden kesmek yerine aile mahkemesinde nafakanın kaldırılması davası açılmalıdır. Aksi hâlde biriken nafaka için icra takibiyle karşılaşılabilir.

Kararların değerlendirmesi

İncelediğim kararlar birlikte değerlendirildiğinde Yargıtay'ın yaklaşımı şöyle özetlenebilir:

  1. 18 yaş, iştirak nafakası bakımından kesin bir sınırdır. İştirak nafakası erginlikle kendiliğinden biter; kaldırılması için açılan dava hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilir (2. HD, 2022/6592 K.).
  2. Bakım borcu ise eğitimle birlikte devam eder. Ergin çocuğun eğitimi sürüyorsa ana ve baba yardım nafakası ödemekle yükümlüdür; ancak bu nafaka talep üzerine bağlanır (HGK, 2023/672 K.).
  3. Talep sahibi çocuğun kendisidir. Ergin çocuk yargılamaya bizzat ya da vekiliyle katılmalıdır; kendi geliri ihtiyaçlarını karşılıyorsa talep reddedilebilir (2. HD, 2023/1820 K.).
  4. Miktar hakkaniyete uygun olmalıdır. Yargıtay, ebeveynin mali gücüne göre düşük kalan nafakaları bozmaktadır (2. HD, 2024/806 K. ve 2026/1961 K.).
  5. Yardım nafakası mahkeme kararıyla kalkar. Eğitimin sona erdiği iddiası icra dairesinde değil, aile mahkemesinde ileri sürülmelidir (12. HD, 2023/4898 K.).

Uygulamaya dönük çıkarımlar

  • Nafaka alan ebeveyn ve çocuk için: Çocuk 18 yaşına yaklaşırken yardım nafakası talebini planlayın; iştirak nafakası erginlikle kendiliğinden biteceği için arada ödemesiz bir dönem oluşmaması önemlidir.
  • Yardım nafakası davasını ergin çocuğun kendisi açmalıdır. İştirak nafakasına ilişkin dava sürerken çocuk ergin olursa, çocuğun yargılamaya katılarak talebini açıkça ileri sürmesi gerekir.
  • Eğitimin devam ettiğini gösteren öğrenci belgesi, okul ve yurt ücretleri, ulaşım ve barınma giderlerine ilişkin belgeleri dosyaya sunun. Miktar bu giderler ve ebeveynin mali gücü birlikte değerlendirilerek belirlenir.
  • Çocuğun düzenli bir geliri varsa bu durum talebin reddine veya miktarın azalmasına yol açabilir; dava açmadan önce bu husus değerlendirilmelidir.
  • Nafaka ödeyen ebeveyn için: Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası kendiliğinden sona erer; bunun için ayrı bir kaldırma davası açmanız gerekmez.
  • Yardım nafakası ödüyorsanız ve çocuğun eğitimi sona erdiyse, ödemeyi kendiliğinden kesmek yerine aile mahkemesinde nafakanın kaldırılmasını isteyin.

Nafakaya ilişkin diğer güncel gelişmeler için Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakası kararı ve boşanmada ortak velayet yazılarımıza, aile hukukuna ilişkin diğer konular için Boşanma ve Aile Hukuku sayfamıza göz atabilirsiniz.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Nafakanın türü ve miktarı; tarafların gelir durumu, çocuğun eğitim durumu ve ihtiyaçları, mevcut mahkeme kararlarının içeriği gibi her dosyada farklılık gösteren unsurlara bağlı olduğundan, bir adım atmadan önce dosyanızın ayrıca incelenmesi gerekir.