Yeni bir eve taşındınız; ilk kışta duvarlarda rutubet belirdi, banyodan alt kata su sızdığı ortaya çıktı ya da ilanda 75 metrekare yazan dairenin projede çok daha küçük olduğunu öğrendiniz. Bu durumda akla gelen ilk sorular şunlardır: "Satıcıdan bir şey isteyebilir miyim? Ne kadar sürem var? Geç fark ettiysem hakkımı kaybettim mi?"

Bu soruların cevabı büyük ölçüde evi kimden aldığınıza bağlıdır. Evi bir müteahhit veya gayrimenkul şirketinden aldıysanız kural olarak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, evi ticari amaçla hareket etmeyen bir kişiden aldıysanız 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) uygulanır ve iki rejimde bildirim yükümlülüğü farklıdır. Bu yazıda taşınmaz satışında ayıptan sorumluluğu, bildirim ve zamanaşımı sürelerini ve kullanılabilecek hakları Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin güncel kararları üzerinden aktarıyorum.

Özetle: Konutu müteahhit veya şirket gibi ticari amaçla satış yapan birinden aldıysanız, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024 tarihli uyuşmazlık giderme kararına göre 6502 sayılı Kanun döneminde ayrıca bir ayıp ihbar süresi aranmaz ve açık-gizli ayıp ayrımının önemi kalmamıştır; teslimden itibaren beş yıllık zamanaşımı içinde seçimlik haklar kullanılabilir, ancak ayıbı erken fark edip çok uzun süre beklemek hakkın kötüye kullanılması itirazına yol açabilir. Evi bireysel bir satıcıdan aldıysanız TBK uygulanır: Açık ayıplar uygun süre içinde, gizli ayıplar ise ortaya çıkar çıkmaz hemen bildirilmelidir. Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar TBK'ya göre mülkiyetin geçmesinden itibaren beş yılda, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar.

Ayıp nedir? Açık ayıp ve gizli ayıp ayrımı

Hukuki anlamda ayıp, satılan şeyin sözleşmede vaat edilen veya olması gereken niteliklere sahip olmamasıdır. TBK m. 219'a göre satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından ve satılanın kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydayı ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki veya ekonomik eksikliklerden sorumludur. Rutubet ve su yalıtımı sorunları, tesisat hataları, ilanda veya sözleşmede vaat edilen ancak yapılmayan alanlar ve eksik metrekare, uygulamada en sık karşılaşılan örneklerdir.

Ayıplar ikiye ayrılır:

  • Açık ayıp: Evin olağan bir gözden geçirmeyle fark edilebilecek eksiklikleridir. Örneğin kırık bir pencere, eksik yapılmış bir duvar kaplaması veya tapu kaydından ve projeden görülebilecek bir durum.
  • Gizli ayıp: Olağan bir incelemeyle fark edilemeyen, kullanım sırasında veya mevsim koşullarıyla ortaya çıkan eksikliklerdir. Yalıtım yetersizliğine bağlı su sızıntıları ve rutubet, tipik gizli ayıp örnekleridir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 03.10.2024 tarihli, 2023/4441 E., 2024/2769 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, ayıbın açık mı gizli mi olduğunun belirlenmesinde ortalama (vasat) bir alıcının bilgisi esas alınır. Yani yapı mühendisi olan bir alıcının fark edebileceği bir eksiklik, sıradan bir alıcı için gizli ayıp sayılabilir.

Evi bireysel bir satıcıdan aldıysanız: TBK'daki bildirim kuralları

Evi, ticari veya mesleki amaçla hareket etmeyen bir kişiden (örneğin oturduğu evini satan bir aileden) aldıysanız, uyuşmazlık kural olarak TBK'nın satış hükümlerine tabidir. TBK m. 223'e göre:

  • Alıcı, devraldığı satılanı işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır.
  • Gözden geçirme ve bildirim ihmal edilirse alıcı, satılanı kabul etmiş sayılır.
  • Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp sonradan anlaşılırsa, bu ayıp hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yukarıda anılan 2023/4441 E. sayılı kararında bu kuralı şöyle açıklamaktadır: Gizli ayıplar, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen, yani dürüstlük kuralına uygun en kısa sürede ihbar edilmelidir. Mahkemenin görevi, uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla her bir eksiklik için açık ayıp-gizli ayıp ayrımı yapmak, bildirimin süresinde yapılıp yapılmadığını incelemek ve bedel indirimi istenmişse indirim miktarını belirlemektir.

TBK'da alıcıyı koruyan önemli istisnalar da vardır:

  • Satıcı, sözleşme kurulduğu sırada alıcının bildiği ayıplardan sorumlu değildir; alıcının yeterli bir gözden geçirmeyle görebileceği ayıplardan ise ancak bu ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumludur (TBK m. 222).
  • Ağır kusurlu satıcı, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı kural geçerlidir (TBK m. 225).
  • Satıcı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa, sözleşmeye konulan "ayıptan sorumlu değildir" türünden kayıtlar kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 221). Örneğin bildiği bir su kaçağını boya ile gizleyen satıcı, sözleşmedeki sorumsuzluk kaydına dayanamaz.

Evi müteahhitten veya şirketten aldıysanız: 6502 sayılı Kanun ve ihbar süresi tartışması

6502 sayılı Kanun, ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan kişiyi "satıcı", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişiyi "tüketici" olarak tanımlar ve konutu da "mal" kapsamında sayar (m. 3). Dolayısıyla konutunu oturmak için bir müteahhitten veya gayrimenkul şirketinden satın alan kişi, kural olarak tüketicidir.

Uygulamada uzun süre tartışılan soru şuydu: 6502 sayılı Kanun'da ayıp ihbarı için bir süre öngörülmediğine göre, TBK m. 223'teki "uygun süre" ve "hemen bildirme" kuralları tüketiciye de uygulanacak mıydı? Bölge adliye mahkemeleri bu konuda farklı kararlar veriyordu.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 08.11.2024 tarihli, 2023/4007 E., 2024/3633 K. sayılı ve kesin nitelikteki uyuşmazlığın giderilmesi kararıyla bu tartışmayı tüketici lehine çözmüştür. Daire'nin kararında öne çıkan ilkeler şunlardır:

  • 6502 sayılı Kanun'da tüketiciye ne gözden geçirme külfeti ne de belirli bir sürede bildirim yükümlülüğü getirilmiştir; kanun gerekçesine göre bu yükümlülük bilinçli olarak kaldırılmıştır. TBK ancak 6502 sayılı Kanun'un düzenlemediği konularda tamamlayıcı olarak uygulanabileceğinden, ihbar süresi bakımından TBK'ya gidilemez.
  • Bu nedenle ayıbın açık veya gizli olmasının önemi kalmamıştır. Tüketici, seçimlik hakkını kullanırken ayıbı da satıcıya bildirmiş olur.
  • Tüketici, taşınmazlarda beş yıllık zamanaşımı süresi içinde ayıbı tespit ettiği sürece seçimlik haklarını kullanabilir.
  • Teslimden itibaren altı ay içinde bildirilen ayıplarda malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıdadır; altı aydan sonra bildirilen ayıplarda ise ayıbın varlığını tüketici ispatlamalıdır (6502 sayılı Kanun m. 10).
  • Ayıbı çok erken bir aşamada fark ettiği hâlde uzun süre seçimlik hakkını kullanmayan tüketici, duruma göre Türk Medeni Kanunu m. 2/2 çerçevesinde hakkın kötüye kullanılması itirazıyla karşılaşabilir. Ancak bu değerlendirme, kanunun tüketiciyi koruma amacına uygun yapılmalıdır.
  • Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse satıcı zamanaşımı hükümlerinden yararlanamaz.

6502 sayılı Kanun m. 12'ye göre konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda zamanaşımı süresi, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır; ikinci el satışlarda satıcının konut veya tatil amaçlı taşınmazlar bakımından sorumluluğu üç yıldan az olamaz. Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Eski tarihli satışlarda dikkat: 4077 sayılı Kanun dönemi

Yukarıdaki ilkeler 6502 sayılı Kanun'un uygulandığı satışlar içindir. Yargıtay'ın kararlarında, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun'dan önceki dönemde uygulanan 4077 sayılı Kanun'a tabi uyuşmazlıklarda açık ayıpların teslimden itibaren otuz gün içinde bildirilmesi gerektiği, gizli ayıplarda ise TBK'daki "hemen bildirme" kuralının uygulandığı görülmektedir. Örneğin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26.11.2024 tarihli, 2023/4530 E., 2024/3877 K. sayılı kararıyla onanan hükümde, açık ayıplar otuz günlük süre geçirildiği için reddedilmiş; gizli ayıplar arasında ise pis su tesisatından gelen ses gibi kullanımdan kısa süre sonra ortaya çıkacak bir ayıp derhal bildirilmediği için kapsam dışında kalmış, ortaya çıkma zamanı teknik olarak belirlenemeyen izolasyon kaynaklı sızıntılar ise süresinde bildirilmiş sayılarak tüketici lehine bedel indirimine hükmedilmiştir. Bu karar, her bir ayıbın ayrı ayrı değerlendirildiğini göstermesi bakımından da önemlidir.

Hangi hakları kullanabilirsiniz?

Satıcının ayıptan sorumlu olduğu durumlarda alıcı, TBK m. 227'de (tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun m. 11'de de benzer şekilde) sayılan seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,
  3. Aşırı bir masraf gerektirmiyorsa, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme,
  4. İmkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Ancak TBK m. 227'ye göre, alıcı sözleşmeden dönmek istese bile durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim onarıma veya bedel indirimine karar verebilir. Konut satışlarında en sık başvurulan yol, evi elde tutup bedel indirimi istemektir.

Bedel indiriminin hesabında Yargıtay, nispi metot denilen yöntemi esas almaktadır: Konutun ayıpsız hâldeki değeri ile ayıplı hâldeki değeri arasındaki oran bulunur ve bu oran satış bedeline uygulanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/4441 E. sayılı kararında, bilirkişi raporunun bu yöntemle, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde hazırlanması gerektiği vurgulanmıştır.

Eksik metrekare: İlanda yazan alan ile gerçek alan farklıysa

TBK m. 244'e göre, aksine sözleşme olmadıkça satılan taşınmaz sözleşmede yazılı yüzölçümünü kapsamıyorsa satıcı eksik için tazminat ödemekle yükümlüdür. Ancak taşınmaz, resmî bir ölçüme dayanılarak tapuya yazılmış yüzölçümünü içermiyorsa satıcı, bunu özellikle üstlenmemişse tazminatla yükümlü değildir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2026 tarihli, 2025/4466 E., 2026/1739 K. sayılı kararı bu konuda önemli bir örnektir. Olayda bağımsız bölüm internet ilanlarında 75 metrekare olarak satışa çıkarılmış, bilirkişi incelemesinde ise mimari projedeki alanın 7,30 metrekare olduğu, ortak alanların bağımsız bölüme katılmasıyla 53,80 metrekarelik bir kullanım alanı elde edildiği tespit edilmişti. Bölge adliye mahkemesi, durumun tapu ve projeden görülebilecek bir açık ayıp olduğunu, alıcının daireyi gezerek aldığını belirterek davayı reddetmişti. Yargıtay ise bu kararı bozdu: Olayda TBK m. 244'ün uygulanması gerektiğini, taşınmazı ilanda 75 metrekare olarak gösteren satıcının yüzölçümü eksik çıkarsa tazminat ödeyeceğini fiilen üstlenmiş sayılacağını ve nispi metoda göre bedel indirimi hesaplanması gerektiğini belirtti.

Bu karar, satış ilanlarının ve satıcının yazılı beyanlarının, satıcının sorumluluğunun belirlenmesinde delil değeri taşıdığını göstermektedir.

Zamanaşımı: Hangi süre içinde dava açılmalı?

  • TBK'ya tabi satışlarda: TBK m. 244/3'e göre bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılda, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/4441 E. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin genel iki yıllık süreye dayanarak verdiği ret kararı, yapılar için öngörülen bu özel hükmün gözetilmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
  • Tüketici işlemlerinde: 6502 sayılı Kanun m. 12'ye göre konutlarda süre teslim tarihinden itibaren beş yıldır; ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Zamanaşımı süresinin dolmamış olması tek başına yeterli değildir: TBK'ya tabi satışlarda bildirimin de zamanında yapılmış olması gerekir; tüketici işlemlerinde ise uzun süre hareketsiz kalmanın hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilme riski bulunur.

Kararların değerlendirmesi

İncelediğim kararlar, uygulamadaki iki temel eğilimi ortaya koymaktadır. Birincisi, tüketici işlemlerinde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024 tarihli uyuşmazlık giderme kararıyla ihbar süresi tartışması büyük ölçüde sona ermiş ve konut alıcısının konumu güçlenmiştir. Bununla birlikte kararın kendisi, ayıbı erken fark edip uzun süre bekleyen tüketicinin hakkın kötüye kullanılması itirazıyla karşılaşabileceğini açıkça belirtmektedir; bu sınırın hangi sürede aşılacağı somut olaya göre belirlenecektir.

İkincisi, bireysel satıcılardan yapılan alımlarda TBK'nın gözden geçirme ve bildirim kuralları sıkı biçimde uygulanmaya devam etmektedir. Bu dosyalarda sonucu çoğunlukla bilirkişinin her bir ayıbın açık mı gizli mi olduğuna ve ne zaman ortaya çıkabileceğine ilişkin tespitleri belirler. Satıcının ağır kusuru veya ayıbı gizlemesi ise süre ve sorumsuzluk kaydı savunmalarını etkisiz hâle getirebilir. Eksik metrekare iddialarında ise 2026 tarihli karar, açık ayıp savunmasının ilan ve satıcı beyanları karşısında tek başına yeterli görülmeyebileceğini göstermektedir.

Uygulamaya dönük çıkarımlar

  • Satıcınızın kim olduğunu belirleyin: Müteahhit veya şirketten alımlarda 6502 sayılı Kanun, bireysel satıcıdan alımlarda TBK uygulanır; bildirim yükümlülüğü ve ispat yükü buna göre değişir.
  • Ayıbı fark eder etmez yazılı bildirin: Tüketici işlemlerinde kanunen bir ihbar süresi aranmasa da, noter ihtarnamesi gibi tarihi ispatlanabilir bir bildirim hem hakkın kötüye kullanılması itirazına karşı hem de altı aylık ispat karinesinden yararlanmak bakımından önemlidir. TBK'ya tabi satışlarda ise gecikme doğrudan hak kaybına yol açabilir.
  • Delilleri erken toplayın: Rutubet, sızıntı ve çatlak gibi ayıpların fotoğraf ve videolarını tarihli olarak saklayın; gerekirse mahkemeden delil tespiti isteyin. Ayıp onarılmadan önce tespit yaptırmak, sonradan ispat güçlüğü yaşanmasını önler.
  • İlan ve yazışmaları saklayın: İnternet ilanlarının ekran görüntüleri, broşürler ve satıcıyla yazışmalar, vaat edilen niteliklerin ve metrekarenin ispatında önemli delildir.
  • Gerçek satış bedelini belgeleyin: Bedel indirimi satış bedeli üzerinden hesaplanır. Tapuda gösterilen bedel ile ödenen bedel farklıysa, banka dekontları gibi ödemeyi gösteren belgeler önem kazanır.
  • Zamanaşımı süresini takip edin: Taşınmazlarda beş yıllık süre, TBK'da mülkiyetin geçtiği, 6502 sayılı Kanun'da teslim edildiği tarihten itibaren işler.
  • Satın almadan önce inceleyin: Tapu kaydı, kat irtifakı veya kat mülkiyeti projesi ve belediyedeki onaylı proje alım öncesinde incelenmelidir. Yargıtay kararlarında, bu belgelerden anlaşılabilecek durumların açık ayıp sayılabildiği görülmektedir.

Taşınmaz satışına ilişkin diğer uyuşmazlıklar için Gayrimenkul Hukuku sayfamıza; satış vaadi sözleşmesine rağmen tapu devri yapılmaması hâli için satış vaadi ve tapu iptal-tescil yazımıza bakabilirsiniz.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Bir eksikliğin ayıp sayılıp sayılmayacağı, hangi kanunun uygulanacağı ve bildirimin süresinde yapılıp yapılmadığı; satış tarihine, tarafların sıfatına, sözleşmeye ve bilirkişi tespitlerine göre her olayda ayrıca belirlenir. Süreler hak kaybına yol açabileceğinden, işlem yapmadan önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olacaktır.