"Babam ölmeden önce evini bir hayır kurumuna bağışladı", "Annem vasiyetnameyle bütün malını ikinci evliliğinden olan çocuklarına bıraktı", "Dedem tek değerli tarlasını sağlığında küçük oğluna verdi"... Miras uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı, mirasbırakanın sağlığında veya ölüme bağlı olarak yaptığı bu tür kazandırmalardan doğar. Türk hukukunda kişi malvarlığında kural olarak serbestçe tasarruf edebilir; ancak bu serbestliğin bir sınırı vardır: saklı paylı mirasçıların hakları.
Bu yazıda saklı payın ne olduğunu, hangi bağış ve vasiyetlerin tenkis davası ile indirilebileceğini, mahkemelerin mirasbırakanın "mal kaçırma" amacını nasıl değerlendirdiğini ve tenkis hesabının nasıl yapıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin güncel kararları üzerinden aktarıyorum.
Özetle: Çocukların, ana-babanın ve sağ kalan eşin kanunla korunan bir saklı payı vardır; kardeşlerin saklı payı 2007'de kaldırılmıştır. Mirasbırakanın vasiyetleri ve ölümünden önceki bir yıl içinde yaptığı bağışlar saklı payı aştığı ölçüde tenkise tabidir; daha eski bağışlarda ise mirasbırakanın saklı payları etkisiz kılma amacıyla hareket ettiği ispatlanmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre burada yalnızca mirasbırakanın amacı aranır ve bu amaç tanık ve yemin dahil her delille ispatlanabilir. Dava, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde on yıl içinde açılmalıdır.
Saklı pay nedir, kimlerin saklı payı vardır?
Saklı pay, kanunun belirli yakın mirasçılara tanıdığı ve mirasbırakanın vasiyet ya da bağış yoluyla ortadan kaldıramayacağı asgari miras hakkıdır. TMK m. 505'e göre mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir; bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında serbestçe tasarruf edebilir.
TMK m. 506'ya göre saklı pay oranları şöyledir:
- Altsoy (çocuklar, onlar ölmüşse torunlar) için yasal miras payının yarısı,
- Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,
- Sağ kalan eş için, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü.
Kardeşlerin saklı payını düzenleyen hüküm 04.05.2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.12.2023 tarihli, 2022/1177 E., 2023/1237 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi bu tarihten sonra gerçekleşen hesaplamalarda kardeşler saklı pay sahibi olamaz ve tenkis davası açamaz. Kardeşler ancak mirasbırakanın gerçekte bağışladığı bir taşınmazı satış gibi göstermesi hâlinde, saklı paydan bağımsız olarak muris muvazaası davası açabilir.
Örneğin geride eşi ve iki çocuğu kalan bir mirasbırakanın terekesinde eşin yasal payı dörtte bir, çocukların her birinin yasal payı sekizde üçtür. Bu durumda eşin saklı payı yasal payının tamamı olan dörtte bir, her çocuğun saklı payı ise yasal payının yarısı olan on altıda üçtür. Saklı paylar toplamı on altıda on olduğundan, mirasbırakan geri kalan kısımda, yani terekenin on altıda altısında (sekizde üçünde) serbestçe tasarruf edebilir.
Hangi tasarruflar tenkise tabidir?
Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen kazandırmalarının yasal sınıra indirilmesini sağlayan, geçmişe etkili ve yenilik doğurucu bir davadır. Tenkise tabi tasarruflar iki gruba ayrılır:
Ölüme bağlı tasarruflar: Vasiyetname ve miras sözleşmesiyle yapılan kazandırmalar, tasarruf edilebilir kısmı aştığı ölçüde her durumda tenkise tabidir. Burada mirasbırakanın amacı araştırılmaz.
Sağlararası kazandırmalar: Mirasbırakanın sağlığında yaptığı bağışlar ise ancak TMK m. 565'te sayılan hâllerden birine girerse tenkise tabidir. Bunlar; miras payına mahsuben veya geri verilmemek kaydıyla altsoya yapılan devirler ve alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi, miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar, mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tuttuğu bağışlamalar ile ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yaptığı bağışlamalar ve son olarak saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalardır.
Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: Ölümden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlar (âdet üzere hediyeler dışında) mirasbırakanın amacına bakılmaksızın tenkise tabi iken, bundan daha eski bağışlarda saklı payları etkisiz kılma amacının ayrıca ispatı gerekir. Bu nedenle tenkis davalarında her bir devrin tarihi ayrı ayrı önem taşır.
"Mal kaçırma amacı" nasıl ispat edilir?
Tenkis davalarındaki en çetin tartışma, ölümden bir yıldan daha önce yapılmış bir bağışın TMK m. 565/4 kapsamında kalıp kalmadığıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.12.2023 tarihli, 2022/1177 E., 2023/1237 K. sayılı kararı bu konuda son derece öğreticidir.
Olayda mirasbırakan, ölümünden yaklaşık on yıl önce, malvarlığının çok büyük kısmını oluşturan iş merkezinin çıplak mülkiyetini, intifa hakkını kendisinde tutarak bir kamu kurumuna bağışlamıştı. Bölge adliye mahkemesi, mirasbırakanın çok sayıda taşınmazı olduğunu, çocuklarına da taşınmaz devrettiğini ve hayır amacıyla hareket ettiğini kabul ederek davayı reddetmiş; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı da direnmişti.
Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını bozarken şu ilkeleri ortaya koymuştur:
- TMK m. 565/4 kapsamında tenkis için hem saklı payın ihlal edilmiş olması hem de tasarrufun mirasbırakan tarafından saklı pay kurallarını ihlal etmek amacıyla yapılmış olması gerekir.
- Araştırılacak olan yalnızca kazandırmada bulunanın amacıdır. Kazandırma yapılanın bu kasıtla davranması veya saklı payın ihlal edileceğini bilmesi gerekmez.
- Bu amaç tanık ve yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir.
- Mahkeme bu konuda etraflı araştırma yapmalıdır. Yargıtay'ın dikkate aldığı ölçütler arasında malvarlığının tamamının veya büyük bölümünün elden çıkarılması, taşınmazların değerinin çok altında satılması, karma bağışlama, bağışın görünüşte satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi arkasına gizlenmesi, kız çocuklarından mal kaçırılarak erkek çocuklara verilmesi, kazandırma yapılanla yakın hısımlık ve yalnızca ikinci eşten olan çocuklara kazandırma yapılması sayılmıştır.
Somut olayda tanıklar, mirasbırakan ile çocukları arasında ciddi bir küslük yaşandığını ve mirasbırakanın çocuklarını mirasından mahrum bırakmakla tehdit ettiğini anlatmıştı. Kurul, en değerli malvarlığının intifa hakkı saklı tutularak bağışlanmasıyla birlikte değerlendirildiğinde işlemin saklı payları zedeleme kastıyla yapıldığını kabul etmiştir. Karar ayrıca, mirasbırakanın amacına ilişkin değerlendirmenin bir hukuk meselesi olduğunu ve Yargıtay denetimine tabi bulunduğunu da açıkça belirtmiştir.
Bu karar, özellikle "hayır amaçlı bağış" savunmasıyla karşılaşan mirasçılar için önemlidir: Bağışın bir kuruma yapılmış olması tek başına mal kaçırma amacını dışlamaz; aile içi ilişkiler, malvarlığına oranı ve intifa hakkının saklı tutulması gibi olgular birlikte değerlendirilir.
Tenkis hesabı nasıl yapılır?
Saklı payın zedelenip zedelenmediği, mirasbırakanın ölüm tarihindeki terekeye göre belirlenir. Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasına göre tereke; mirasbırakanın ölüm tarihinde bıraktığı malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tabi kazandırmalardan oluşur. Bu aktiften mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile mirasbırakanla birlikte yaşayıp onun bakımında olanların üç aylık geçim giderleri düşülür (TMK m. 507). Böylece bulunan net tereke, mirasın açıldığı tarihteki değerlerle paraya çevrilir ve saklı paylar bu rakam üzerinden hesaplanır.
Hesabın doğru yapılabilmesi için terekenin eksiksiz tespiti şarttır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2025 tarihli, 2024/4386 E., 2025/2526 K. sayılı kararında, tenkis hesabında mirasbırakan adına kayıtlı üç aracın terekeye hiç dahil edilmediği, mirasbırakanın akaryakıt satışına ilişkin vergi mükellefiyeti bulunduğu hâlde iş yerinin akıbetinin araştırılmadığı ve aynı taşınmazlar için alınan iki bilirkişi raporunun ölüm tarihi değerleri yönünden birbiriyle çeliştiği tespit edilmiş; bu eksikliklerle verilen karar bozulmuştur.
Sabit tenkis oranı ve davalının seçimlik hakkı
Tenkise sıra geldiğinde, tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla kazandırma arasında bir oran kurulur; buna sabit tenkis oranı denir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 09.10.2023 tarihli, 2023/2844 E., 2023/4536 K. sayılı kararında açıklandığı üzere mahkeme önce tasarrufa konu malın bu oranda değer kaybı olmadan bölünüp bölünemeyeceğini araştırmalıdır. Mal bölünebiliyorsa ilgili kısımların taraflar adına tesciline karar verilir. Bölünemiyorsa TMK m. 564'teki seçimlik hak gündeme gelir: Davalı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malı kendisinde tutar, dilerse malı verip tasarruf edilebilir kısmın karşılığı olan parayı ister.
Aynı kararda davalıya bu seçimlik hakkın mahkemece kullandırılması gerektiği, davalı duruşmada değilse kendisine meşruhatlı davetiye çıkarılacağı, uygun süre içinde seçim yapılmazsa bu hakkın saklı paylı davacıya geçeceği belirtilmiştir. Sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın değeri, 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca karar tarihindeki rayice göre belirlenir.
Yine aynı kararda vurgulandığı gibi tenkis hesabı teknik bir iştir; davacıdan davanın başında saklı payının ihlal edilip edilmediğini ve miktarını bilmesi beklenemez. Bu nedenle tenkis davaları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası olarak açılabilir; dava dilekçesinde gösterilen değer yalnızca harca esas tahmini bir değerdir.
Tenkis mi, muris muvazaası mı?
Uygulamada tenkis davası çoğu zaman muris muvazaası davasıyla birlikte, kademeli (terditli) olarak açılır. İki dava arasındaki fark önemlidir:
- Muris muvazaası, tapuda satış gibi gösterilen ama gerçekte bağış olan devirlerin tamamen geçersizliğine dayanır. Saklı payı olsun olmasın tüm mirasçılar açabilir ve mirasçı kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil ister.
- Tenkis ise geçerli bir bağış veya vasiyetin, yalnızca saklı payı aşan kısmının indirilmesini sağlar. Yalnızca saklı paylı mirasçılar açabilir ve sonuç saklı payın tamamlanmasıyla sınırlıdır.
Bu nedenle mirasçılar genellikle önce muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil, bu kabul edilmezse tenkis talep eder. Hangi taleplerin hangi sırayla ve hangi tasarruflar için ileri sürüleceği, davanın başında doğru kurgulanmalıdır.
Tenkis davası ne zamana kadar açılır?
TMK m. 571 uyarınca tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bu süreler de hak düşürücüdür. Bununla birlikte tenkis iddiası, mirasçıya karşı açılan bir davada def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Bir yıllık süre, mirasçının yalnızca bağıştan haberdar olduğu tarihte değil, bu bağışın saklı payını zedelediğini öğrendiği tarihte başlar. Ancak bu tarihin ispatı tartışmalı olabileceğinden, şüphe hâlinde vakit kaybetmeden harekete geçmek gerekir.
Uygulamaya dönük çıkarımlar
- Saklı pay hakkı yalnızca altsoy, ana-baba ve sağ kalan eşe aittir; kardeşler 2007'den beri tenkis davası açamaz.
- Vasiyetler ve ölümden önceki bir yıl içindeki bağışlar saklı payı aştığı ölçüde tenkise tabidir; daha eski bağışlarda mirasbırakanın saklı payları etkisiz kılma amacı ispatlanmalıdır.
- Bu amacın ispatında aile içi ilişkileri anlatan tanıklar, bağışın malvarlığına oranı ve intifa hakkının saklı tutulması gibi olgular belirleyicidir.
- Terekenin tüm taşınmaz, araç, banka, iş yeri ve borç kayıtlarıyla eksiksiz çıkarılması, doğru bir tenkis hesabının ön şartıdır.
- Bölünemeyen mallarda davalının seçimlik hakkı mahkemece kullandırılmalıdır; bu adım atlanırsa karar bozulabilir.
- Muris muvazaası ve tenkis talepleri birlikte, kademeli olarak ileri sürülebilir.
- Bir yıllık ve on yıllık hak düşürücü süreleri kaçırmamak için saklı payın zedelendiğini öğrendiğiniz anda hukuki destek alın.
Miras uyuşmazlıklarına ilişkin diğer konular için Miras Hukuku sayfamıza ve tenkis davasıyla ilgili sık sorulan sorulara göz atabilirsiniz.
Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Saklı payın zedelenip zedelenmediği ve tenkis oranı, terekenin tamamı ve her tasarrufun tarihi birlikte incelenerek belirlenebilir.
