Bir yakınınızın ölümünden sonra sulh hukuk mahkemesinden gelen bir tebligatla, onun bir vasiyetname bıraktığını ve malvarlığının tamamını ya da önemli bir kısmını başka birine bıraktığını öğrenebilirsiniz. Vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın ileri yaşta, ağır hasta ya da başkalarının etkisi altında olduğunu düşünüyorsanız veya belgenin şeklinde bir eksiklik gözünüze çarpıyorsa, başvurulacak yol vasiyetnamenin iptali davasıdır.

Bu yazıda vasiyetname türlerini, kanunda sınırlı olarak sayılan iptal sebeplerini, ehliyetsizlik ve şekil eksikliği iddialarının nasıl incelendiğini ve dava sürelerini; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2026 tarihli kararı ile Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin güncel kararları üzerinden aktarıyorum.

Özetle: Vasiyetname yalnızca kanunda sayılan dört sebeple iptal edilebilir: ehliyetsizlik, yanılma-aldatma-korkutma gibi irade sakatlıkları, hukuka veya ahlaka aykırı içerik ve şekil eksikliği. Ehliyetsizlik iddiasında mahkeme tıbbi kayıtları toplayıp Adli Tıp Kurumu'ndan rapor almalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, resmî vasiyetnamedeki bazı şekil eksikliklerinin "vasiyetname lehine yorum" ilkesiyle giderilebileceğini kabul etmektedir; ancak resmî memurun veya iki tanığın hiç katılmaması gibi temel eksiklikler bu yolla giderilemez. Dava, iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır.

Vasiyetname türleri ve şekil şartları

TMK m. 531'e göre vasiyet, resmî şekilde, mirasbırakanın el yazısıyla ya da sözlü olarak yapılabilir. Kanun koyucu, ölüme bağlı tasarrufların hüküm ve sonuçlarının mirasbırakanın ölümünden sonra doğması nedeniyle bu işlemleri sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Şekil şartları, mirasbırakanın iradesinin gerçekten var olduğunu ve serbestçe oluştuğunu güvenceye alır.

Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur (sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş görevli) tarafından düzenlenir (TMK m. 532). Okuma yazma bilen mirasbırakan, vasiyetnameyi okuyup imzalar ve ardından memurun huzurunda iki tanığa vasiyetnameyi okuduğunu ve son arzularını içerdiğini beyan eder; tanıklar bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazıp imzalar (TMK m. 533, 534). Vasiyetnamenin içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.

Mirasbırakan vasiyetnameyi okuyamıyor veya imzalayamıyorsa TMK m. 535 uygulanır: Memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde mirasbırakana okur, mirasbırakan bunun son arzularını içerdiğini beyan eder ve tanıklar hem bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini hem de vasiyetnamenin kendi önlerinde okunduğunu vasiyetnameye yazıp imzalar.

El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur (TMK m. 538). Bilgisayarla yazılıp yalnızca imzalanan bir metin el yazılı vasiyetname sayılmaz.

Sözlü vasiyet ise istisnai bir yoldur: Mirasbırakan ancak yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa son arzularını iki tanığa anlatarak sözlü vasiyette bulunabilir (TMK m. 539). Tanıklar bu beyanı vakit geçirmeksizin yazıya geçirip mahkemeye vermelidir (TMK m. 540). Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma imkânı doğarsa, bunun üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (TMK m. 541).

Vasiyetname hangi sebeplerle iptal edilir?

TMK m. 557, ölüme bağlı tasarrufun iptal sebeplerini sınırlı olarak saymıştır:

  • Tasarrufun, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olması,
  • Tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması,
  • Tasarrufun içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması,
  • Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2025 tarihli, 2024/4386 E., 2025/2526 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere bu sebepler dışında kalan durumlara dayanılarak vasiyetnamenin iptali istenemez. "Vasiyetname adil değil" veya "mirasbırakan bir çocuğunu kayırdı" gibi itirazlar tek başına iptal sebebi oluşturmaz; bu tür durumlarda saklı paylı mirasçının başvurabileceği yol, koşulları varsa tenkis davasıdır. Uygulamada iki talep çoğu zaman birlikte, önce iptal, olmazsa tenkis şeklinde kademeli olarak ileri sürülür.

Ehliyetsizlik iddiası nasıl ispatlanır?

Vasiyetname yapabilmek için mirasbırakanın tasarruf ehliyetine, özellikle ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Ehliyetsizlik iddiasında belirleyici olan, mirasbırakanın vasiyetnameyi düzenlediği tarihteki ayırt etme gücüdür.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, yukarıda anılan 12.05.2025 tarihli kararında bu konudaki araştırmanın nasıl yapılması gerektiğini ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Olayda ilk derece mahkemesi, davacılardan bir kısmının "mirasbırakanın akıl sağlığı yerindeydi" yönündeki beyanlarına dayanarak ehliyet raporu alınmasına gerek görmemişti. Daire; tarafların ehliyetsizlik iddiasından açıkça feragat etmediğini, tüm davacıların bu yönde bir beyanı bulunmadığını belirterek kararı bozmuştur. Kararda, ayırt etme gücünün nispi bir kavram olduğu ve kişiye, eyleme ve işleme göre değiştiği; bu nedenle tarafların göstereceği tüm delillerin toplanması, tanıklardan somut bilgi alınması, varsa doktor raporları, hasta gözlem kâğıtları ve film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi ve dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek rapor alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Aynı kararda, dava dilekçesinde irade sakatlığı da ileri sürüldüğü hâlde mahkemenin yalnızca ehliyetsizlik ve şekil eksikliği iddialarını değerlendirip irade sakatlığı yönünden hiçbir gerekçe göstermemesi de ayrı bir bozma sebebi sayılmıştır. Korkutma (ikrah) iddiası bakımından tehdidin ciddi, ağır ve hukuka aykırı olması ve işlemle illiyet bağı bulunması gerektiği hatırlatılmıştır. TMK m. 504'e göre mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutmanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmezse tasarruf geçerli sayılır.

Pratik açıdan, uygulamada noterlerin vasiyetname düzenlerken sağlık raporu istemesi ehliyetsizlik iddiasını tek başına çürütmez; ancak ispatı güçleştirir. Bu nedenle mirasbırakanın vasiyetname tarihinden önceki ve sonraki hastane kayıtları, ilaç kullanımı, nörolojik veya psikiyatrik muayeneleri davanın en güçlü delilleridir ve davanın başında eksiksiz bildirilmelidir.

Şekil eksikliği: Yargıtay'ın "vasiyetname lehine yorum" ilkesi

Şekil eksikliğine dayanan davalarda en çok tartışılan konu, okuma yazma bilmeyen veya gözleri görmeyen mirasbırakanların TMK m. 535'e göre düzenlenen resmî vasiyetnameleridir. Bu vasiyetnamelerde tanıkların, kanunda sayılan beyanların her birini vasiyetnameye yazması gerekir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 27.11.2023 tarihli, 2022/5638 E., 2023/5717 K. sayılı kararına konu olayda, gözleri görmeyen mirasbırakanın vasiyetnamesinde tanıkların "mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını" gösteren açık bir ifadeleri bulunmuyordu. Bölge adliye mahkemesi bu eksiklik nedeniyle vasiyetnamenin iptaline karar vermişti. Daire ise vasiyetnamenin içeriğinden tanıkların işlemin başından beri orada bulunduğunu ve tüm işlemlerin "aynı oturumda" yapıldığını tespit ederek, aksi yorumun vasiyetnamenin mümkün olduğunca ayakta tutulması anlamına gelen favor testamenti (vasiyetname lehine yorum) ilkesine aykırı olacağı gerekçesiyle kararı oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oyda ise miras hukukunun şekilci olduğu ve TMK m. 535'teki tüm unsurların eksiksiz yazılması gerektiği savunulmuştur.

Benzer bir uyuşmazlık bu kez Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 06.05.2026 tarihli, 2025/218 E., 2026/290 K. sayılı kararında, okur-yazar olmayan mirasbırakanın noterde düzenlettiği vasiyetnamede yine tanıkların "beyanın kendi önlerinde yapıldığına" ilişkin açık ifadesi eksikti ve ilk derece mahkemesi iptal yönünde direnmişti. Kurul, direnme kararını bozarak şu ilkeleri benimsemiştir:

  • Vasiyetname lehine yorum ilkesi, mirasbırakanın son arzusunun yerine getirilmesini amaçlar ve şekle aykırılık durumlarında da uygulanabilir.
  • Bu yorum, şekil kurallarını anlamsız kılacak genişlikte olamaz: Resmî vasiyetnamenin resmî memur tarafından düzenlenmemesi veya işleme iki tanığın katılmaması gibi eksiklikler lehe yorumla giderilemez.
  • Bunun dışındaki şekil koşullarında her olayda amaca uygun değerlendirme yapılmalıdır; özellikle resmî memurun veya yardımcılarının işlemlerinden kaynaklanan eksiklikler lehe yorum kapsamında değerlendirilebilir.
  • İşlemin baştan sona tanıklar huzurunda, araya süre girmeksizin tamamlandığı (işlemde birlik ilkesi) vasiyetnamenin bütününden anlaşılıyorsa, tanıkların beyanındaki eksik ifade vasiyetnameyi geçersiz kılmaz.

Bu karar, şekil eksikliğine dayanan davalar açısından önemli bir dönüm noktasıdır: Artık yalnızca vasiyetnamedeki bir ibarenin eksik olması iptal için yeterli görülmeyebilir; mahkeme vasiyetnamenin bütününü, işlemin nasıl yürütüldüğünü ve mirasbırakanın gerçek iradesini birlikte değerlendirecektir. Buna karşılık işlemde birlik ilkesinin ihlal edildiği, örneğin tanıkların işlemin bir kısmında hiç bulunmadığı veya işlemin farklı zamanlarda tamamlandığı durumlarda iptal ihtimali devam eder.

Sözlü vasiyet: olağanüstü hâl şartı

Sözlü vasiyetin geçerliliğinde belirleyici olan, mirasbırakanın gerçekten resmî veya el yazılı vasiyetname yapamayacak durumda olup olmadığıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2023 tarihli, 2022/1481 E., 2023/2792 K. sayılı kararında, ileri yaştaki mirasbırakanın tedavi gördüğü hastanede iki tanığa yaptığı ve tüm malvarlığını bir vakfa bıraktığı sözlü vasiyet incelenmiştir. Adli Tıp raporuna göre mirasbırakanın fiil ehliyeti bulunmasına rağmen Daire; hastanenin ulaşım sorunu olmayan merkezi bir konumda bulunduğunu ve mirasbırakan hayattayken notere başvurularak resmî vasiyetname düzenlenebileceğini belirterek, sözlü vasiyetin esas şartı olan olağanüstü hâlin gerçekleşmediği sonucuna varmış ve davanın reddine ilişkin kararları bozmuştur. Kararın karşı oy içerdiği ve yakın ölüm tehlikesinin varlığına ağırlık veren farklı görüşün de bulunduğu belirtilmelidir.

Bu karar, sözlü vasiyetin ancak gerçekten başka bir yol kalmadığında başvurulabilecek istisnai bir yöntem olduğunu açıkça göstermektedir. Ağır hasta bir yakınının son arzularını kayıt altına almak isteyenlerin, mümkünse noterin hastaneye gelmesini sağlayarak resmî vasiyetname düzenletmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltır.

İptal davası ne zamana kadar açılır?

TMK m. 559 uyarınca iptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Hükümsüzlük, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Uygulamada tasarrufun ve hak sahipliğinin öğrenilmesi çoğu zaman vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesinde açılıp mirasçılara tebliğ edilmesiyle gerçekleşir; ancak ehliyetsizlik gibi bir iptal sebebinin sonradan öğrenildiği durumlarda başlangıç tarihi tartışmalı olabilir. Kesin bir değerlendirme için tebligat tarihi ve iptal sebebinin öğrenildiği an birlikte incelenmelidir. Vasiyetnamenin açılıp okunması ya da atanmış mirasçıya belge verilmesi iptal davası açma hakkını ortadan kaldırmaz; TMK m. 598 ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkını açıkça saklı tutar.

Vasiyetname hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

İptal davalarının önemli bir kısmı, vasiyetname düzenlenirken birkaç basit önlemle önlenebilir:

  • Mümkünse resmî vasiyetname tercih edilmeli ve noterde düzenlenmelidir; el yazılı vasiyetnamede yıl, ay, gün veya imzanın eksik olması geçersizlik sonucunu doğurabilir.
  • İleri yaştaki veya hasta mirasbırakan için vasiyetname tarihine yakın, ayırt etme gücüne ilişkin bir sağlık raporu alınmalıdır.
  • Okuma yazma bilmeyen veya göremeyen mirasbırakanlar için TMK m. 535'teki tüm tanık beyanlarının vasiyetnamede açıkça yer aldığı kontrol edilmelidir.
  • Saklı paylı mirasçıların payları gözetilmelidir; aksi hâlde vasiyetname geçerli olsa bile tenkis davasıyla indirilebilir.
  • Vasiyetnamenin bulunduğu yer güvenilir kişilere bildirilmeli veya notere bırakılmalıdır.

Uygulamaya dönük çıkarımlar

  • Vasiyetname yalnızca TMK m. 557'de sayılan dört sebeple iptal edilebilir; adaletsizlik iddiası tek başına yeterli değildir.
  • Ehliyetsizlik iddiasında tüm tıbbi kayıtların toplanmasını ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını talep edin.
  • İrade sakatlığı iddiasını somut olgularla ileri sürün; mahkeme her iptal sebebini ayrı ayrı değerlendirmek zorundadır.
  • Resmî vasiyetnamedeki bazı ibare eksiklikleri, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2026 tarihli kararı uyarınca vasiyetname lehine yorumla giderilebilir; temel şekil eksiklikleri ise giderilemez.
  • Sözlü vasiyet, noterin ulaşabileceği durumlarda geçerli kabul edilmeyebilir.
  • Bir yıllık hak düşürücü süreyi kaçırmamak için vasiyetnamenin tebliğinden hemen sonra hukuki değerlendirme yaptırın; iptal ile tenkis taleplerini kademeli olarak birlikte ileri sürebilirsiniz.

Miras uyuşmazlıklarına ilişkin diğer konular için Miras Hukuku sayfamıza göz atabilirsiniz.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Vasiyetnamenin geçerliliği; belgenin türü, düzenlenme şekli, mirasbırakanın sağlık durumu ve tebliğ tarihleri birlikte incelenerek değerlendirilebilir.