Bir yakınınızı kaybettikten kısa süre sonra kapınıza icra tebligatı, banka ihtarı ya da vergi dairesinden ödeme emri gelebilir. Bunun nedeni basittir: Mirasçılar, mirasbırakanın yalnızca mallarını değil, borçlarını da devralır. Borçları mallarından fazla olan birinin mirasçısıysanız, bu borçlardan kurtulmanın yolu mirası reddetmektir. Ancak bunun için kanun çok kısa bir süre öngörür ve bu süre içinde yapılan bazı davranışlar reddi imkânsız hâle getirebilir.

Bu yazıda mirasın reddinin nasıl ve ne zamana kadar yapılacağını, hangi davranışların mirası kabul anlamına geldiğini ve üç aylık süre kaçırıldığında başvurulabilecek hükmen ret davasını, Yargıtay 7. ve 10. Hukuk Dairelerinin güncel kararları üzerinden aktarıyorum.

Özetle: Miras, ölümü ve mirasçı olduğunuzu öğrendiğiniz tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yapılacak kayıtsız şartsız bir beyanla reddedilebilir. Bu süre içinde terekeyi olağan yönetimin dışında kullanan, mal gizleyen veya kendine mal eden mirasçı artık reddedemez. Süre kaçırılmış olsa bile, mirasbırakanın ölüm tarihinde borçları malvarlığından fazlaysa miras reddedilmiş sayılır; bunun tespiti için her zaman dava açılabilir. Ancak mahkeme terekenin borca batık olduğunu tüm tapu, banka, araç ve şirket kayıtlarını araştırarak belirler.

Mirasın reddi nedir, kimler reddedebilir?

Türk hukukunda miras, mirasbırakanın ölümüyle kendiliğinden mirasçılara geçer. Mirasçının ayrıca "kabul ediyorum" demesine gerek yoktur. Bunun sonucu olarak mirasçılar, terekedeki mallarla birlikte mirasbırakanın borçlarından da kişisel olarak sorumlu hâle gelir. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 605. maddesi, yasal ve atanmış mirasçılara bu sonuçtan kurtulmak için mirası reddetme imkânı tanır.

Mirası reddeden kişi, hiç mirasçı olmamış gibi değerlendirilir: Terekeden pay alamaz, buna karşılık mirasbırakanın borçlarından da sorumlu tutulamaz. Bu nedenle ret kararı verilmeden önce terekenin aktifi (taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, alacaklar) ile pasifi (krediler, kefalet borçları, vergi ve prim borçları, icra dosyaları) mümkün olduğunca netleştirilmelidir. Değerli bir taşınmazı olan ancak borçları daha da yüksek bir mirasbırakanın mirasını reddetmek ekonomik olarak doğru olabilirken, borçları küçük ve malvarlığı büyük bir terekeyi reddetmek ciddi bir hak kaybı olur.

Üç aylık süre ne zaman başlar?

TMK m. 606 uyarınca miras üç ay içinde reddedilebilir. Bu süre yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2023 tarihli, 2022/7104 E., 2023/8369 K. sayılı kararında açıkça vurgulandığı gibi bu üç aylık süre hak düşürücü niteliktedir. Hak düşürücü süreler mahkemece kendiliğinden gözetilir; kesilmez, durmaz ve geçtiğinde hak tamamen ortadan kalkar. Uygulamada en sık yapılan hata, cenaze ve yas sürecinde bu sürenin fark edilmeden geçirilmesidir. Özellikle ilk derece mirasçısı olan çocukların reddi hâlinde sıranın torunlara veya kardeşlere geçebileceği düşünülerek, ailenin tüm mirasçılarının durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Mirasçı olduğunu sonradan öğrenen kişi için süre, öğrenme tarihinden başlar; ancak bu durumda öğrenmenin geç gerçekleştiğini ispat yükü mirasçıdadır. Örneğin yurt dışında yaşayan ve ölüm haberini aylar sonra alan bir mirasçı, bu durumu belgeleyebildiği ölçüde süreden yararlanabilir.

Ret nasıl yapılır?

Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır (TMK m. 609). Ret beyanı, mirasın açıldığı yerin, yani mirasbırakanın son yerleşim yerinin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir: "Borçlar şu tutarı aşarsa reddediyorum" ya da "şu taşınmaz bana kalırsa kabul ediyorum" gibi beyanlar geçerli bir ret oluşturmaz.

Sulh hâkimi ret beyanını bir tutanakla tespit eder ve isteyen mirasçıya reddi gösteren bir belge verilir. Bu belge, ileride icra dairesi veya alacaklılarla karşılaşıldığında mirasçının elindeki en önemli kanıttır. Mirasın reddi kişiye özgü bir işlemdir; vekil aracılığıyla yapılacaksa vekâletnamede bu konuda özel yetki bulunmalıdır.

Hangi davranışlar mirası kabul anlamına gelir?

TMK m. 610'a göre yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Aynı maddeye göre, ret süresi dolmadan mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı, artık mirası reddedemez.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yukarıda anılan 19.09.2023 tarihli kararında, mirasbırakan aleyhine açılmış bir tazminat davasında mirasçılara husumet yöneltildikten sonra mirasçılardan birinin "tereke borca batık olduğu için mirası hükmen reddetmiş sayılırım" savunmasını incelemiştir. Daire, ilk derece mahkemesinin bu savunmayı araştırmadan mirasçıyı borçtan sorumlu tutmasını bozma sebebi saymış; mahkemenin hem mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli olup olmadığını hem de mirasçının ret süresi dolmadan tereke işlemlerine karışıp karışmadığını, olağan yönetimi aşan işler yapıp yapmadığını, tereke mallarını gizleyip gizlemediğini veya kendine mal edip etmediğini araştırması gerektiğini belirtmiştir.

Uygulamada mirası kabul sayılabilecek davranışlara örnek olarak mirasbırakanın aracını satmak, banka hesabındaki parayı çekip harcamak, kiradaki dairenin kira gelirini kendi adına tahsil etmeye devam etmek veya terekeye ait taşınmazı başkasına devretmek gösterilebilir. Buna karşılık cenaze giderlerinin karşılanması, bozulacak malların korunması veya kısa süreli koruma tedbirleri kural olarak olağan yönetim kapsamında kalır. Sınırın belirsiz olduğu durumlarda, ret iradesi varsa tereke mallarına hiç dokunulmaması en güvenli yoldur.

Süre kaçtıysa: borca batık terekede hükmen ret

Üç aylık süreyi kaçıran mirasçılar için kanun önemli bir güvence öngörür. TMK m. 605/2'ye göre ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Buna uygulamada "mirasın hükmen reddi" denir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 15.01.2024 tarihli, 2023/388 E., 2024/181 K. sayılı kararında bu kurumun iki temel özelliği açıkça ortaya konmuştur: Birincisi, TMK m. 605/2'ye dayanan ret istemi herhangi bir süreye tabi değildir ve mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının bir önemi yoktur. İkincisi, mirasbırakanın ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir: Ölüm tarihi itibarıyla mirasbırakanın tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise pasifini oluşturur ve pasifin aktiften fazla olması terekenin borca batık olduğunu gösterir. Daire, borca batıklığın gerekli araştırmalarla tespit edildiği dosyada, davalı vergi dairesinin "üç ay içinde reddedilmedi" itirazını yerinde görmeyerek kararı onamıştır.

10. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da aynı ilke tekrarlanmış; mirasçıların alacaklılara karşı açacakları tespit davasıyla terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebilecekleri gibi, kendilerine karşı açılan davalarda bunu def'i (savunma) olarak da her zaman ileri sürebilecekleri belirtilmiştir.

Mahkeme borca batıklığı nasıl araştırır?

Hükmen ret davasının en kritik noktası ispattır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 09.01.2025 tarihli, 2024/1769 E., 2025/155 K. sayılı kararı bu konuda yol göstericidir. Daire, icra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmişse terekenin borca batık kabul edileceğini; aksi hâlde murisin malvarlığının bankalar, trafik tescil, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü gibi kurumlardan usulüne uygun biçimde sorulması, alacak ve borçlarının zabıta aracılığıyla da araştırılması ve aktif ile pasifin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Aynı kararda, ilk derece mahkemesinin terekenin aktifinde yalnızca bir taşınmazı dikkate aldığı, oysa kurum yazılarında mirasbırakan adına kayıtlı yedi farklı taşınmazdan söz edildiği ve sonradan pasif hâle gelmiş tapu kayıtlarının hiç araştırılmadığı tespit edilmiştir. Borçların büyük kısmı, mirasbırakanın yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin kredisine verdiği kefaletten kaynaklandığı hâlde şirket ortaklık ve yöneticilik bilgilerinin ticaret sicilinden sorulmadığı da belirtilmiştir. Daire, ölüm tarihinde kayıtlı tüm taşınmazların değerinin bilirkişiyle belirlenmesi, ortağı olunan şirketlerin aktif ve pasifinin incelenmesi ve ancak bundan sonra borca batıklık hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kabul kararını bozmuştur.

Bu karar, hükmen ret davası açacak mirasçılar açısından önemli bir uyarıdır: Dava açmadan önce mirasbırakan adına kayıtlı tüm malvarlığı ve borçlar mümkün olduğunca eksiksiz çıkarılmalı, özellikle şirket ortaklıkları ve kefaletler göz ardı edilmemelidir. Eksik araştırmayla alınan bir kabul kararı, Yargıtay aşamasında bozulabilir ve dosya yıllarca uzayabilir.

Süresinde ret yapıldıysa ayrıca dava açmaya gerek var mı?

Mirası üç ay içinde sulh hukuk mahkemesinde usulüne uygun biçimde reddetmiş olan mirasçının, ayrıca "tereke borca batıktır" diyerek hükmen ret davası açmasında hukuki yararı bulunmaz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2025 tarihli, 2024/2642 E., 2025/840 K. sayılı kararında, mirası süresi içinde kayıtsız şartsız reddeden davacının ayrıca hükmen ret talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları onanmıştır.

Bu durumda mirasçının yapması gereken, kendisine karşı başlatılan icra takiplerinde ret belgesini sunarak takibin kendisi yönünden durdurulmasını sağlamak ve gerekiyorsa icra hukukundaki şikâyet ve itiraz yollarını kullanmaktır. Doğru hukuki yolun seçilmesi, gereksiz yargılama giderlerinin önüne geçer.

Reddin sonuçları: tasfiye ve beş yıllık sorumluluk

En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 612). Mirasçılar mirası reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını isteyebilir; bu durumda sonraki mirasçılar bir ay içinde kabul etmezlerse onlar da reddetmiş sayılır. Bu durumda tasfiye sonunda borçlar ödendikten sonra arta kalan bir değer olursa, bu değer mirası reddeden önceki mirasçılara verilir.

Reddin önemli bir sınırı da TMK m. 618'de düzenlenmiştir: Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, alacaklılara karşı, ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır; iyiniyetli mirasçılar ise ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumludur. Yargıtay'ın incelediği dosyalarda alacaklıların bu maddeye dayanarak mirasçılara yapılmış kazandırmaların araştırılmasını talep ettiği görülmektedir. Bu nedenle mirasbırakan, ölümünden kısa süre önce bir mirasçıya ev veya para devretmişse, ret kararı verilirken bu durum da hesaba katılmalıdır.

Uygulamaya dönük çıkarımlar

  • Ölümü öğrendiğiniz günden itibaren üç aylık süreyi takvime işleyin; süre hak düşürücüdür ve uzamaz.
  • Ret iradeniz varsa bu süre içinde terekeye ait araç, para, kira geliri veya taşınmaz üzerinde olağan yönetimi aşan işlem yapmayın.
  • Ret beyanını mirasbırakanın son yerleşim yerinin sulh hukuk mahkemesine kayıtsız şartsız yapın ve reddi gösteren belgeyi mutlaka alın.
  • Süre kaçtıysa ve tereke ölüm tarihinde borca batıksa, hükmen ret için her zaman tespit davası açabilir veya bunu savunma olarak ileri sürebilirsiniz.
  • Hükmen ret davasında mirasbırakanın tüm taşınmaz, araç, banka, şirket ortaklığı ve kefalet kayıtlarının araştırılmasını isteyin; eksik araştırma bozma sebebidir.
  • Süresinde ret yaptıysanız ayrıca hükmen ret davası açmanıza gerek yoktur; ret belgesini icra dosyalarına sunmanız yeterlidir.
  • Ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan aldığınız kazandırmalar, ret hâlinde bile alacaklılara karşı sorumluluk doğurabilir.

Miras hukukundaki diğer konular için Miras Hukuku sayfamıza ve mirasın reddiyle ilgili sık sorulan sorulara göz atabilirsiniz.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Mirasın reddi ve hükmen ret konusunda karar vermeden önce terekenin aktif ve pasifinin, işleyen sürelerin ve mirasçıların davranışlarının birlikte incelenmesi gerekir.