Bir kredi kartı veya ihtiyaç kredisi borcu, ödenmemiş bir senet ya da kefil olunan bir borç yüzünden icra takibi başladığında, borçluların en çok merak ettiği soru şudur: "Maaşımın ne kadarı kesilecek?" Emekliler için soru daha da kritiktir: Çoğu zaman tek gelir kaynağı olan emekli aylığına haciz konulabilir mi?

Bu yazıda çalışanların maaş ve ücretlerine, memur maaşlarına ve SGK'dan alınan emekli aylıklarına hangi oranda haciz konulabileceğini, "hacze muvafakat" dilekçesinin ne zaman geçerli olduğunu ve fazla kesintiye karşı başvurulabilecek yolları, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin güncel kararları üzerinden aktarıyorum.

Özetle: Maaşlar, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; ancak haczedilen kısım dörtte birden az olamaz. İşçi ücretlerinin dörtte birinden fazlası ise nafaka borçları dışında haczedilemez. SGK emekli aylıkları kural olarak haczedilemez; borçlu muvafakat ederse haciz mümkündür. Yargıtay'a göre bu muvafakatin geçerli olması için takibin kesinleşmiş olması gerekir; borcun kabul edildiği dilekçede aynı anda verilen muvafakat geçersizdir. Maaş haczi süregelen bir işlem olduğundan, değişen koşullarda yeniden şikâyet yoluna gidilebilir.

Maaş haczinin yasal çerçevesi

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 83. maddesi, maaşlar, her türlü ücret, emekli maaşları ve sigortalar tarafından bağlanan gelirlerin "kısmen haczi caiz" mallardan olduğunu düzenler. Buna göre bu gelirler, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise haczedilecek miktar bunların dörtte birinden az olamaz.

Bu iki kural birlikte okunduğunda şu sonuç çıkar: İcra memuru, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli tutarı takdir eder; ancak haczedilecek kısım hiçbir durumda maaşın dörtte birinin altına inemez. Uygulamada icra daireleri çoğunlukla maaşın dörtte birini kesmekle yetinir. Borçlunun ailesinin kalabalık olması, ağır hastalık veya engelli bir yakının bakımı gibi durumlar, kesintinin dörtte biri aşmaması gerektiği yönünde icra mahkemesinde ileri sürülebilir.

İşçiler için ayrıca İş Kanunu'nun 35. maddesi uygulanır: İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik edilemez. İşçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka alacaklılarının hakları ise saklıdır; yani nafaka borcu için dörtte birden fazla kesinti yapılabilir.

Birden fazla haciz varsa ne olur?

Aynı borçlunun maaşı üzerine birden fazla icra dosyasından haciz gelmişse, hacizler sıraya konur. İİK m. 83/2 uyarınca sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Bu nedenle beş ayrı dosyadan haciz gelmesi, maaşın beş ayrı dörtte birinin kesileceği anlamına gelmez; kesinti ilk dosyanın borcu bitene kadar ilk dosyaya, sonra sıradakine aktarılır.

İkramiye, fazla mesai ve diğer ödemeler

Maaş haczi müzekkereleri çoğu zaman ikramiye, prim ve diğer ödemeleri de kapsayacak şekilde yazılır. Hangi ödemenin maaş sayılacağı, hangisinin haczedilebileceği her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Alacaklının talebini aşan biçimde yazılmış bir haciz müzekkeresi veya maaş hesabındaki maaş dışı tutarlara konulan haciz, icra mahkemesine şikâyet konusu yapılabilir.

Önceden verilen "haciz izni" geçersizdir

Banka kredi sözleşmelerinde veya işyeri borç senetlerinde sıklıkla "borcun ödenmemesi hâlinde maaşımın tamamına haciz konulmasını kabul ederim" gibi hükümlere rastlanır. İİK m. 83/a bu tür anlaşmalara karşı açık bir koruma getirir: 82. ve 83. maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.

Bu hükmün mantığı şudur: Borçlu, haciz anından önce bir malın veya maaşın haczinin kendisini ve ailesini nasıl etkileyeceğini öngöremez. Bu nedenle kanun, borçlunun ileride geçimini tehlikeye atacak bir feragatini önceden geçersiz sayar. Kredi sözleşmesinde maaşın tamamının haczine izin verilmiş olması, icra dairesinin dörtte birden fazlasını kesmesi için tek başına bir dayanak oluşturmaz.

Emekli maaşına haciz konulabilir mi?

SGK'dan alınan emekli aylıkları için özel bir düzenleme vardır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesine göre sigortalıların ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri; SGK'nın prim ve benzeri alacakları (88. madde kapsamındaki alacaklar) ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Aynı maddeye 2009 yılında eklenen cümleye göre ise haczi yasaklanan bu gelirlerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması hâlinde icra müdürü tarafından reddedilir.

Dolayısıyla kredi kartı, tüketici kredisi veya ticari bir borç için emekli aylığına haciz konulabilmesinin tek yolu, borçlunun buna geçerli bir şekilde muvafakat etmesidir. Uygulamada en çok tartışılan soru da bu muvafakatin ne zaman ve nasıl verilirse geçerli olacağıdır.

Muvafakat ne zaman geçerlidir?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27.02.2024 tarihli, 2023/4990 E., 2024/1857 K. sayılı kararı bu konuda açık bir ölçüt ortaya koyar. Daire, 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki düzenlemenin İİK m. 83/a karşısında özel hüküm olduğunu ve öncelikle uygulanacağını, ancak muvafakatin geçerli olması için borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması gerektiğini belirtmiştir.

Olayda borçlu, icra dairesine giderek ödeme emrini elden tebliğ almış ve aynı gün verdiği dilekçeyle hem borcu kabul edip lehine işleyecek sürelerden feragat etmiş hem de emekli maaşının haczine muvafakat etmişti. Daire, aynı dilekçeyle borcun kabul edilerek hacze muvafakat edilmesinin takibin kesinleşmesiyle aynı anda gerçekleştiğini, yani takibin kesinleşmesinden sonra verilmiş sayılamayacağını belirterek muvafakati geçersiz saymış ve bölge adliye mahkemesinin aksi yöndeki kararını bozmuştur.

Bu karar, icra dairelerinde sıkça karşılaşılan bir uygulamaya dikkat çekmektedir: Borçluya ödeme emri tebliğ edilirken matbu bir dilekçeyle borcu kabul ettirip aynı anda emekli maaşının haczine onay alınması. Yargıtay'ın ölçütüne göre bu şekilde alınan muvafakat geçerli değildir ve borçlu, emekli maaşına konulan haczin kaldırılması için icra mahkemesine başvurabilir.

Kesinleşmeden sonra verilen muvafakat ve geçim şikâyeti

Takip kesinleştikten sonra verilen muvafakat ise Daire çoğunluğunca geçerli kabul edilmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2025 tarihli, 2025/667 E., 2025/1969 K. sayılı kararında, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra emekli maaşının tamamının haczine muvafakat ettiği, üç gün sonra haciz konulduğu ve borçlunun daha sonra geçinemediğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını istediği bir dosyada, şikâyetin reddine ilişkin karar oy çokluğuyla onanmıştır.

Aynı karardaki karşı oy ise önemli bir görüşü dile getirmektedir: Karşı oy yazısına göre 5510 sayılı Kanun'daki muvafakat şartı yalnızca icra müdürünün SGK'ya maaş haczi yazısı yazabilmesi için bir izin niteliğindedir; İİK m. 83/a yürürlükten kalkmadığından borçlu, haciz sonrasında da kendisinin ve ailesinin geçimine yetecek miktardan fazla haciz yapıldığını İİK m. 83 çerçevesinde şikâyet yoluyla ileri sürebilmelidir. Bu tartışma, emekli maaşının tamamına veya büyük kısmına haciz konulmasına muvafakat etmeden önce iki kez düşünülmesi gerektiğini göstermektedir: Çoğunluk görüşüne göre geçerli bir muvafakatten sonra geçim gerekçesiyle haczin kaldırılması kolay olmayabilir.

Maaş haczi süregelen bir işlemdir

Maaş haczinde dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, haczin tek seferlik değil, borç bitene kadar her ay tekrarlanan bir işlem olmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 15.05.2023 tarihli, 2022/11008 E., 2023/3357 K. sayılı kararında, borçlunun emekli maaşı haczine ilişkin önceki şikâyetinin reddedilip kesinleşmiş olmasının, sonraki şikâyete kesin hüküm engeli oluşturmayacağı belirtilmiştir. Daireye göre emekli maaşı haczi, haciz tarihinden itibaren borç bitinceye kadar süregelen bir işlem olduğundan her haciz yeni bir şikâyet hakkı doğurur; önceki karar yalnızca o tarihteki koşullara göre verilmiştir.

Bu ilke, özellikle borçlunun ailevi veya ekonomik koşullarının sonradan değiştiği durumlarda önemlidir. Örneğin borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı artmış, ağır bir hastalık ortaya çıkmış veya gelir düşmüşse, daha önce reddedilmiş bir şikâyet yeni koşullara göre tekrar değerlendirilebilir.

Fazla kesintiye karşı ne yapılabilir?

Maaş veya emekli maaşı haczine karşı başvurulacak yol, kural olarak icra mahkemesine şikâyettir. İİK m. 16 uyarınca şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Sürenin hangi tarihte başladığı, haczin size ne zaman ve nasıl bildirildiğine göre dosya bazında belirlenir.

Şikâyette genellikle şu hususlar ileri sürülür:

  • Emekli maaşına muvafakat olmaksızın veya geçersiz bir muvafakate dayanarak haciz konulduğu,
  • İşçi ücretinin dörtte birinden fazlasının kesildiği,
  • Haciz sırasına uyulmadan kesinti yapıldığı,
  • Haciz müzekkeresinin alacaklının talebini aşan kalemleri kapsadığı,
  • Kesintinin borçlu ve ailesinin geçimini tehlikeye düşürdüğü.

Haksız olarak kesilip alacaklıya ödenmiş paraların geri alınması ise çoğu zaman şikâyet yoluyla değil, genel mahkemede açılacak bir istirdat davasıyla mümkün olabilir. Bu nedenle haksız bir haciz fark edildiğinde, kesintilerin alacaklıya ödenmeden durdurulması için vakit kaybetmeden başvuru yapılması önemlidir.

Uygulamaya dönük çıkarımlar

  • Maaştan yapılacak haciz, geçim için gerekli tutar düşüldükten sonra yapılır ve dörtte birden az olamaz; işçi ücretinin ise dörtte birinden fazlası, nafaka hariç, haczedilemez.
  • Kredi sözleşmesinde maaşın haczine önceden izin vermiş olmanız, bu izni geçerli kılmaz (İİK m. 83/a).
  • SGK emekli aylığına, nafaka ve SGK alacakları dışında, ancak sizin muvafakatinizle haciz konulabilir.
  • Ödeme emrini aldığınız gün borcu kabul ettiğiniz dilekçede verdiğiniz muvafakat, Yargıtay'a göre geçersizdir.
  • Takip kesinleştikten sonra emekli maaşınızın tamamına muvafakat etmeden önce sonuçlarını değerlendirin; çoğunluk görüşüne göre bu muvafakat geçerli sayılmaktadır.
  • Koşullarınız değişirse, daha önce reddedilmiş olsa bile maaş haczine karşı yeniden şikâyette bulunabilirsiniz.
  • Haczi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi günlük şikâyet süresini kaçırmamaya özen gösterin.

İcra takibine ilişkin diğer konular için İcra Hukuku sayfamıza ve itirazın iptali davası yazımıza göz atabilirsiniz.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Maaş haczine karşı başvuru yolu ve süresi; haczin türüne, muvafakatin tarihine ve takip dosyasındaki işlemlere göre ayrıca incelenmelidir.