Eşiniz telefonda size ağır sözler söylüyor, bir alacaklı yüz yüze görüşmede tehditler savuruyor ya da iş ilişkinizdeki bir kişi sözlü verdiği taahhüdü sonradan inkâr ediyor. Çoğu insanın aklına gelen ilk çözüm, telefonun ses kayıt özelliğini açmak oluyor. Ardından da şu soru geliyor: "Karşı taraftan habersiz ses kaydı almak suç mu? Bu kaydı mahkemeye verirsem başım derde girer mi?"

Bu sorunun tek cümlelik bir cevabı yok. Türk Ceza Kanunu (TCK), kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesini ve kaydedilmesini, haberleşmenin gizliliğini ve özel hayatın gizliliğini ayrı ayrı suç tipleri olarak koruyor. Hangi hükmün uygulanacağı; konuşmanın tarafı olup olmadığınıza, konuşmanın yüz yüze mi telefonda mı yapıldığına, kaç kişinin bulunduğuna, kaydın içeriğine ve kaydı ne amaçla, kiminle paylaştığınıza göre değişiyor. Bu yazıda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin güncel kararları ışığında bu ayrımları aktarıyorum.

Özetle: İki kişi arasındaki bir konuşmayı, konuşmanın tarafı olan kişinin kaydetmesi TCK m. 133/1 kapsamında suç değildir; bu suçun faili ancak konuşmanın tarafı olmayan üçüncü kişi olabilir. Tarafı olduğunuz bir telefon görüşmesini kaydetmek de Yargıtay'a göre haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz. Yargıtay, kendisine yönelik hakaret, tehdit veya haksızlığı ispat etmek amacıyla kayıt alıp bunu yalnızca dava veya soruşturma dosyasına sunan kişinin hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediğini kabul ederek beraat kararlarını onamaktadır. Buna karşılık en az üç kişinin bulunduğu bir söyleşiyi gizlice kaydetmek (TCK m. 133/2), başkasından kayıt yapmasını istemek, karşı tarafın özel hayatına ilişkin içerikleri kaydetmek ve kaydı sosyal medyada veya üçüncü kişilerle paylaşmak ayrı suçlar oluşturabilir.

Kanun neyi yasaklıyor? Üç ayrı hüküm

Gizli ses kaydı konusu, TCK'nın "Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar" bölümündeki üç maddeyle ilgilidir:

  • TCK m. 132 – Haberleşmenin gizliliğini ihlal: Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır; ihlal içeriklerin kaydı suretiyle olursa ceza bir kat artırılır. Ayrıca kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi de bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (m. 132/3).
  • TCK m. 133 – Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması: Aleni olmayan konuşmaları taraflardan birinin rızası olmadan bir aletle dinleyen veya kaydeden kişi iki yıldan beş yıla kadar (m. 133/1); katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydeden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası (m. 133/2); bu yolla elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası (m. 133/3) alır.
  • TCK m. 134 – Özel hayatın gizliliğini ihlal: Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır; ihlal görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle olursa ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmek ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir.

Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m. 139). Şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m. 73/1-2). Şikâyetten vazgeçilmesi, kanunda aksi yazılı olmadıkça davayı düşürür; ancak vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/4, 73/6).

Tarafı olduğunuz yüz yüze konuşmayı kaydetmek

Bu alandaki temel kararlardan biri Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2023 tarihli, 2018/243 E., 2023/160 K. sayılı kararıdır. Ceza Genel Kurulu, TCK m. 133'teki üç suç tipini ayrıntılı biçimde incelemiş ve şu sonuçlara ulaşmıştır:

  • m. 133/1'deki suçun konusu, araya bir vasıta girmeden yüz yüze yapılan aleni olmayan konuşmadır. Telefon veya internet üzerinden yapılan görüşmeler "konuşma" değil "haberleşme" olup m. 132 kapsamında değerlendirilir.
  • m. 133/1'deki suçun faili, konuşmanın tarafı olmayan üçüncü kişidir. Konuşmanın tarafı olan kişi bu suçun faili olamaz; çünkü söz ona karşı gizli değildir.
  • m. 133/2'deki "söyleşi" kavramı, fail dışında en az iki kişinin daha katıldığı, yani en az üç kişilik bir konuşmayı ifade eder. Bu nedenle iki kişi arasındaki konuşmayı taraflardan birinin kaydetmesi m. 133/2 bakımından da suç oluşturmaz.
  • Ancak iki kişilik konuşmanın taraflarından birinin kaydı, unsurları varsa özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna (m. 134) yol açabilir.

Kararın somut olayı bu son noktanın önemini gösterir: Sanık, husumetli olduğu kişinin kendisi hakkında iftira niteliğinde konuştuğunu ispat etmek için bir yakınından, o kişiyle yapacağı konuşmayı kaydetmesini istemiş, kaydı mahkemeye sunmuştu. Ceza Genel Kurulu, kaydın m. 133 kapsamında suç olmadığını kabul etmekle birlikte, kayıttaki konuşmaların katılanın özel hayatına ilişkin olması nedeniyle sanığın eyleminin TCK m. 134'teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna azmettirme kapsamında kaldığına, oy çokluğuyla hükmetmiştir. Yani konuşmanın tarafı olmak her durumda koruma sağlamaz; kaydın içeriği ve başkasını kayda yönlendirmek belirleyicidir.

Telefon görüşmesini kaydetmek

Telefon görüşmeleri m. 133 değil, haberleşmenin gizliliğini koruyan m. 132 kapsamındadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 05.06.2023 tarihli, 2019/10408 E., 2023/1987 K. sayılı kararında, senet tahrifatı nedeniyle aralarında dava bulunan kişiyle yaptığı telefon görüşmesini kaydeden ve bu kaydı davaya sunan sanıklar hakkındaki mahkûmiyet bozulmuştur. Daireye göre:

  • Görüşme yüz yüze yapılmadığından m. 133 uygulanamaz.
  • Telefonla yapılan görüşme m. 132 kapsamında değerlendirilebilir; ancak kişinin tarafı olduğu haberleşme içeriklerini kaydetmesi kanunda suç olarak düzenlenmemiştir.
  • Kayıt içeriği senetle ilgili olup katılanın özel yaşam alanına ilişkin olmadığından m. 134 de oluşmaz.
  • Kaydı yalnızca davaya delil olarak sunan, üçüncü kişilere ifşa etmeyen sanık hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmemiştir.

Benzer şekilde Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 07.09.2022 tarihli, 2019/10344 E., 2022/5408 K. sayılı kararında, boşanma davası sürerken eşinin telefonda söylediği rencide edici sözleri gizlice kaydedip boşanma davasına sunan sanığın beraati onanmıştır. Daire; konuşmanın tarafı olan sanığın kaydının ve iletişimin telefonla yapılmasının m. 133/1'i dışladığını, kayıtları üçüncü kişilerle paylaştığına dair bir iddia bulunmayan sanığın kaybolma olasılığı bulunan delilleri muhafaza ederek, geçimsizliğin kaynağının eşinin tutum ve davranışları olduğunu ispat amacı taşıdığını, bu nedenle hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığını ve m. 134/1'in de oluşmadığını belirtmiştir.

"Delil elde etme amacı" neden önemli?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Yargıtay'ın son yıllardaki kararlarında, kaydın amacı ve kullanım biçimi kastın değerlendirilmesinde belirleyici bir ölçüt hâline gelmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 26.11.2024 tarihli, 2022/3837 E., 2024/6748 K. sayılı kararında, vekil-müvekkil ilişkisi devam ederken avukatı tarafından mağdur edildiğini düşünen sanık, avukatla aralarındaki konuşmaları kaydetmişti. İlk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, bölge adliye mahkemesi ise bu kararı kaldırarak sanığı TCK m. 134/1 uyarınca cezalandırmıştı. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü bozdu: Taraflar arasında doğabilecek muhtemel uyuşmazlıklarda delil olarak kullanma amacıyla kayıt alan ve kayıtları üçüncü kişilerle paylaştığına dair bir iddia bulunmayan sanığın, hukuka aykırılık bilinci ve iradesiyle hareket etmediği, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edildi.

Bu kararlardan çıkan ortak ölçütler şunlardır:

  • Kaydı yapan kişi konuşmanın veya görüşmenin tarafıdır,
  • Kaydın amacı, kendisine yönelik bir haksızlığı veya hukuki uyuşmazlıktaki iddiasını ispat etmektir,
  • Kayıt yalnızca yetkili mercilere (mahkeme, savcılık) sunulmuş, üçüncü kişilerle paylaşılmamış veya çoğaltılıp dağıtılmamıştır,
  • Kayıt içeriği karşı tarafın özel yaşam alanına ilişkin mahrem bilgiler taşımamaktadır.

Hangi durumlarda kayıt suç oluşturabilir?

Yukarıdaki kararlar, her gizli kaydın serbest olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Yargıtay'ın aleyhe sonuç verdiği veya mahkûmiyet ihtimalini açık tuttuğu durumlar da vardır.

Planlı biçimde, aleyhe delil "üretmek" için yapılan kayıtlar

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 29.05.2023 tarihli, 2022/9400 E., 2023/1847 K. sayılı kararında, boşanma davası sürerken eşin arkadaşları, katılanı iki ayrı buluşmaya davet ederek eşi hakkında sorular sormuş, konuşmaları gizlice kaydetmiş ve kayıtlar boşanma davasına sunulmuştu. İlk derece mahkemesi sanıkları beraat ettirmişti. Yargıtay, sanıklardan biri bakımından beraati onarken, kaydı yapan ve kaydın davaya ulaşmasını sağlayan sanıklar yönünden beraat kararlarını bozdu. Dairenin gerekçesinde; kayıtları yapan kişinin boşanma davasının tarafı olmadığı, kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç ya da haksız saldırı bulunmadığı, kayıtların kaybolma olasılığı bulunan delilleri korumak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde katılan aleyhine yeni deliller elde etmek amacıyla yapıldığı ve kaydedilenin iki kişilik bir konuşma değil, birden fazla kişinin katıldığı bir söyleşi olduğu vurgulandı. Daire, eylemin TCK m. 133/2 ve m. 134/2 yönünden de değerlendirilmesini istedi.

Diğer riskli durumlar

  • Tarafı olmadığınız bir konuşmayı kaydetmek: Örneğin odada telefonu kayıtta bırakıp çıkmak veya başkalarının konuşmasını dinlemek, TCK m. 133/1'deki suçun tipik örneğidir.
  • Başkasını kayda yönlendirmek: Ceza Genel Kurulu'nun 2023/160 K. sayılı kararında olduğu gibi, bir başkasından kayıt yapmasını istemek azmettirme sorumluluğu doğurabilir.
  • Özel hayata ilişkin içerik: Kaydın, karşı tarafın cinsel hayatı, sağlığı, aile içi mahrem ilişkileri gibi özel yaşam alanına ait konuları içermesi m. 134 riskini artırır.
  • Kaydı paylaşmak: Kaydı sosyal medyada yayımlamak, WhatsApp gruplarında dolaştırmak veya ilgisiz kişilere dinletmek; kendi haberleşmeniz bakımından m. 132/3, konuşmalar bakımından m. 133/3, özel hayata ilişkin sesler bakımından m. 134/2 kapsamında ayrı bir suç oluşturabilir. Yargıtay'ın beraat kararlarında "kaydın yalnızca davaya sunulması" ölçütünün tekrar tekrar vurgulanması bu nedenledir.

Kayıt mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?

Kaydı alan kişinin cezai sorumluluğu ile kaydın delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği birbiriyle bağlantılı ama ayrı sorulardır. Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m. 217/2); kanuna aykırı olarak elde edilen delilin ortaya konulması talebi reddolunur (CMK m. 206/2-a). Hukuk Muhakemeleri Kanunu da hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenler (HMK m. 189/2).

Yukarıda aktardığım Yargıtay kararları, kaydı alan kişinin cezai sorumluluğuna ilişkindir. Kaydın başka bir davada delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ise o davayı gören mahkemece, yukarıdaki hükümler çerçevesinde ayrıca tartışılır. Kaydı alan kişinin eyleminin suç oluşturmadığının kabul edilmesi, delilin hukuka uygun elde edildiği yönünde güçlü bir dayanak sağlar; ancak bu değerlendirme her somut olayda yeniden yapılır; özellikle önceden planlanarak karşı tarafı belirli sözleri söylemeye yönlendirmek amacıyla yapılan kayıtlar, delil yasağı yönünden itiraza açıktır. Boşanma davalarında eşin telefonundan elde edilen mesajlar gibi farklı delil türlerine ilişkin ölçütler için eşin telefonundaki mesajların delil değeri yazımıza bakabilirsiniz.

Kararların değerlendirmesi

Aktardığım beş karar birlikte okunduğunda Yargıtay'ın yaklaşımı şöyle özetlenebilir:

DurumYargıtay'ın değerlendirmesi
İki kişilik yüz yüze konuşmayı tarafın kaydetmesim. 133/1 ve 133/2 oluşmaz; içerik özel hayata ilişkinse m. 134 gündeme gelebilir (CGK, 2023/160 K.)
Tarafı olunan telefon görüşmesinin kaydım. 133 uygulanmaz; tarafın kaydı m. 132 kapsamında suç olarak düzenlenmemiştir (12. CD, 2023/1987 K.)
Hakaret veya haksızlığı ispat için alınıp yalnızca davaya sunulan kayıtHukuka aykırılık bilinci yok; beraat (12. CD, 2022/5408 K.; 2024/6748 K.)
Davanın tarafı olmayan kişilerce, planlı biçimde, birden çok kişinin bulunduğu söyleşinin kaydıBeraat bozulmuş; m. 133/2 ve 134/2 yönünden değerlendirme istenmiş (12. CD, 2023/1847 K.)
Başkasından kayıt yapmasını isteyip özel hayata ilişkin kaydı kullanmakm. 134'e azmettirme (CGK, 2023/160 K.)

Konunun tartışmalı yönlerini de belirtmek gerekir. Ceza Genel Kurulu'nun 2023/160 K. sayılı kararı oy çokluğuyla verilmiş, dört üye karşı oy kullanmıştır. Ayrıca bölge adliye mahkemelerinin aynı türden olaylarda mahkûmiyet yönünde karar verebildiği, 12. Ceza Dairesi'nin 2024/6748 K. sayılı kararına konu dosyadan da görülmektedir. "Delil elde etme amacı" ölçütü, her dosyada kaydın zamanlaması, içeriği ve kullanım biçimiyle birlikte değerlendirilmektedir; bu nedenle aynı görünen iki olay farklı sonuçlanabilir.

Uygulamaya dönük çıkarımlar

  • Yalnızca tarafı olduğunuz konuşma veya görüşmeleri kaydetmeyi düşünün; başkalarının kendi aralarındaki konuşmalarını kaydetmek açıkça suç kapsamındadır.
  • Başka birinden sizin adınıza kayıt yapmasını istemeyin; bu, azmettirme sorumluluğu doğurabilir.
  • Kaydı yalnızca ilgili mahkeme veya savcılık dosyasına sunun. Sosyal medyada, mesajlaşma gruplarında veya çevrenizdeki kişilerle paylaşmayın.
  • Kaydın amacının, size yönelik bir hakaret, tehdit veya haksızlığı ya da hukuki uyuşmazlıktaki iddianızı ispat etmek olduğunu gösteren koşulları (önceki olaylar, açılmış dava, şikâyet) muhafaza edin.
  • Karşı tarafı belirli sözleri söylemeye yönlendiren, önceden kurgulanmış görüşmelerden kaçının; Yargıtay planlı biçimde "delil üretme" amacını aleyhe değerlendirmektedir.
  • Kayıt, karşı tarafın özel yaşamına ilişkin mahrem içerikler barındırıyorsa, dosyaya sunmadan önce ayrıca değerlendirme yaptırın.
  • Sizin hakkınızda kayıt alındıysa, bu suçların şikâyete bağlı olduğunu ve altı aylık şikâyet süresinin fiili ve faili öğrendiğiniz günden başladığını unutmayın.

Ceza yargılamasına ilişkin diğer konular için Ceza Hukuku sayfamızı, mesaj yoluyla işlenen suçlar için mesajla tehdit yazımızı inceleyebilirsiniz.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Bir ses kaydının suç oluşturup oluşturmadığı ve delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı; konuşmanın biçimine, taraflarına, içeriğine ve kaydın kullanım şekline göre değiştiğinden, bir kaydı almadan, paylaşmadan veya dosyaya sunmadan önce durumunuzun ayrıca incelenmesi gerekir.