Uzun yıllar aynı işyerinde ya da farklı işyerlerinde çalışmış pek çok işçi, prim gün sayısını ve sigortalılık süresini doldurduğu hâlde emeklilik yaşına henüz ulaşmamıştır. Bu durumdaki işçilerin en sık sorduğu soru şudur: "Emekli olmak için yaşımı bekliyorum; şimdi işten ayrılırsam kıdem tazminatımı alabilir miyim, yoksa istifa etmiş sayılır mıyım?"

Kanun bu soruya açık bir cevap veriyor: Emeklilik için yaş dışındaki şartları tamamlayan işçi, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alacağı yazıya dayanarak kendi isteğiyle işten ayrılabilir ve kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak uygulamada işverenler bu ayrılığı çoğu zaman "istifa" olarak görmekte, işçinin başka bir işe geçmek için ayrıldığını ileri sürmekte veya ihbar tazminatı talep etmektedir. Bu yazıda kanuni dayanağı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin güncel kararlarını ve süreçte dikkat edilmesi gereken noktaları aktarıyorum.

Özetle: 1475 sayılı İş Kanunu'nun hâlen yürürlükte olan 14. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendi uyarınca, yaşlılık aylığı için yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını tamamlayan işçi, kendi isteğiyle işten ayrılsa da kıdem tazminatına hak kazanır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne göre işçinin bu hakkı hangi amaçla kullandığı önemli değildir; ayrılmadan önce başka bir işverenle sözleşme imzalamış olması dahi tek başına hakkın kötüye kullanılması sayılmaz. Buna karşılık bu şekilde ayrılan işçi ihbar tazminatı isteyemez; işveren de işçiden ihbar tazminatı talep edemez.

Kanuni dayanak: 1475 sayılı Kanun m. 14/1-5

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi kanunda sayılan belirli sebeplerle sona erdiğinde işçiye her tam çalışma yılı için 30 günlük ücreti tutarında ödenen bir tazminattır. 4857 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girdiğinde eski 1475 sayılı İş Kanunu'nun tüm maddeleri kaldırılmış, yalnızca kıdem tazminatını düzenleyen 14. madde yürürlükte bırakılmıştır (4857 sayılı Kanun m. 120). Bu nedenle kıdem tazminatına ilişkin kurallar bugün hâlâ 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alır.

Maddenin birinci fıkrasında kıdem tazminatına hak kazandıran sona erme hâlleri sayılmıştır. Bunlar arasında işverenin haklı neden olmaksızın feshi, işçinin haklı nedenle feshi, muvazzaf askerlik, emeklilik (yaşlılık aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla ayrılma), kadın işçinin evlendikten sonraki bir yıl içinde ayrılması ve işçinin ölümü yer alır. 1999 yılında 4447 sayılı Kanun'la eklenen 5. bent ise şu hâli düzenler: İşçinin, yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen yaş dışındaki diğer şartları, yani sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteğiyle işten ayrılması.

Bu düzenlemenin pratik anlamı şudur: Normalde kendi isteğiyle işten ayrılan (istifa eden) işçi kıdem tazminatı alamaz. 5. bent ise bu kurala bir istisna getirerek, emekliliğe yalnızca yaş bakımından takılan işçinin kıdem tazminatını alarak işten ayrılmasına imkân tanır.

Hangi şartlar aranır? "15 yıl ve 3.600 gün" ne demek?

Kamuoyunda bu hak çoğunlukla "15 yıl 3.600 gün" olarak bilinir. Bu ifade, yaşlılık aylığı için aranan sigortalılık süresi ve prim gün sayısının en sık karşılaşılan kombinasyonunu anlatır. Ancak gerekli süre ve gün sayısı herkes için aynı değildir; ilk sigorta girişinizin tarihine ve tabi olduğunuz sigortalılık statüsüne göre farklılaşabilir. Bu nedenle kendi durumunuzu tahmine dayalı hesaplarla değil, SGK'dan alınacak resmî yazıyla belirlemeniz gerekir.

Uygulamada işçi, SGK'ya başvurarak "kıdem tazminatı alabilir" yazısı (yaş dışındaki şartları tamamladığını gösteren belge) talep eder. Yargıtay'ın incelediği dosyalarda da bu belge temel delil olarak öne çıkmaktadır. Örneğin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 13.10.2025 tarihli, 2025/6470 E., 2025/7730 K. sayılı kararında onanan ilk derece kararında; işçinin SGK'dan kıdem tazminatına esas yazı talep ettiği, Kurum kayıtlarından yaş dışındaki şartları taşıdığının anlaşıldığı, bunun üzerine noter ihtarnamesiyle sözleşmesini sona erdirdiği ve işten ayrılış bildiriminin de "emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması" olarak yapıldığı tespit edilmiştir. İşverenin "işçi istifa etti, çıkış kodu yanlışlıkla girildi" savunması sonuca etki etmemiştir.

İşçinin amacı önemli mi? Başka işe geçmek kötüniyet mi?

İşverenlerin en sık başvurduğu savunma, işçinin aslında emekli olmak için değil, başka bir işyerinde daha iyi şartlarla çalışmak için ayrıldığıdır. Bu savunmaya göre işçi kanunun tanıdığı hakkı amacı dışında kullanmakta, dolayısıyla dürüstlük kuralına aykırı davranmaktadır (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2).

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu savunmayı kabul etmemektedir. Dairenin 22.11.2022 tarihli, 2022/13468 E., 2022/14981 K. sayılı kararına konu olayda işçi, sözleşmesini feshetmeden on gün kadar önce başka bir bankayla iş sözleşmesi imzalamış, ardından yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamladığını belirterek ayrılmıştı. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, bu davranışı dürüstlük kuralına aykırı bulup kıdem tazminatı talebini reddetmişti. Yargıtay ise kararı bozmuş ve özetle şu tespitleri yapmıştır:

  • İşçinin emeklilik sebebiyle ayrıldıktan kısa süre sonra yeniden çalışmasını gerektiren durumlar ortaya çıkabileceği gibi, işçinin bu hakkı daha olumlu sonuç doğuracağını düşündüğü başka bir işyerinde çalışmak amacıyla kullanması da mümkündür.
  • Kanunun amacı, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı yükümlülüklerini tamamlayan işçinin emeklilik için yaşı beklemeden sözleşmesini feshedebilmesidir.
  • İşçinin hangi amaçla bu hakkı kullandığı, kıdem tazminatına hak kazanması bakımından önem taşımaz.
  • İşçinin fesihten önce başka bir işyeriyle görüşmesi, hatta iş sözleşmesi imzalaması hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemez.

Bu kararın oy çokluğuyla verildiğini ve karşı oy yazısında, işçinin yeni işini garantiledikten sonra ayrılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu görüşünün savunulduğunu da belirtmek gerekir. Bununla birlikte Daire'nin sonraki kararları aynı çizgiyi sürdürmektedir. Örneğin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2025 tarihli, 2025/8376 E., 2025/9610 K. sayılı kararında, işverenin "işçi başka bir işte çalışmak üzere ayrıldı, kötüniyetlidir" itirazına rağmen, bu hakkın kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırı sayılamayacağı gerekçesiyle verilen kabul kararı onanmıştır. Aynı şekilde 22.10.2025 tarihli, 2025/6377 E., 2025/8174 K. sayılı kararla onanan bölge adliye mahkemesi kararında da işçinin bu hakkı hangi amaçla kullandığının kıdem tazminatına hak kazanma bakımından önem taşımadığı vurgulanmıştır.

Bu şekilde ayrılan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?

Hayır. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini bildirim süresine uymadan fesheden tarafın karşı tarafa ödediği bir tazminattır. Sözleşmeyi sona erdiren taraf işçinin kendisi olduğundan, işçi ihbar tazminatı isteyemez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2023 tarihli, 2023/1663 E., 2023/4466 K. sayılı kararında bu husus açıkça ifade edilmiştir: İşçinin 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır; anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez. Kararın bu ikinci kısmı işçiler için önemlidir: Bazı işverenler, işçinin bildirim süresine uymadan ayrıldığını ileri sürerek işçiden ihbar tazminatı istemekte veya bu tutarı kıdem tazminatından mahsup etmeye çalışmaktadır. Yargıtay'ın yaklaşımına göre bu talep yerinde değildir.

Yaş dışı emeklilik "haklı fesih" sayılır mı?

Bu soru ilk bakışta teorik görünse de bazı durumlarda önemli sonuçlar doğurur. Özellikle işyerinde uygulanan bireysel emeklilik (BES) planlarında, işveren katkı payının işçiye kalıp kalmayacağı çoğu zaman sözleşmenin "işçinin haklı nedenle feshi" ile sona erip ermediğine bağlanır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2026 tarihli, 2026/2774 E., 2026/2006 K. sayılı kararına konu olayda bölge adliye mahkemesi, yaş hariç emeklilik hakkının kullanılmasını istifa değil, kanundan kaynaklanan bir haklı fesih sebebi olarak nitelendirmiş ve işçinin işveren katkı payı talebini kabul etmişti. Yargıtay ise bu kararı daha önce bozmuş; işçinin haklı nedenle derhâl feshinin ayrıca düzenlendiğini, yaş dışında emeklilik koşullarına hak kazanmanın kanun gereği kıdem tazminatı ödemesini gerektiren bir sebep olmakla birlikte haklı fesih nedeni kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Bozmaya uyularak verilen ret kararı da onanmıştır.

Buradan çıkan sonuç şudur: Yaş dışı emeklilik, kıdem tazminatı bakımından işçiyi korur; ancak bu ayrılış, işçinin haklı nedenle feshine bağlanan başka sonuçlar (örneğin işyeri emeklilik planlarındaki bazı haklar) bakımından kendiliğinden haklı fesih sayılmaz. Bu tür planlara dahil olan işçilerin, ayrılmadan önce plan yönetmeliğindeki hak kazanma şartlarını ayrıca incelemesinde yarar vardır.

Kâğıt üzerinde çıkış, aynı işte devam: Tazminat nasıl hesaplanır?

Uygulamada sık görülen bir başka durum, işçinin yaş dışı emeklilik gerekçesiyle "çıkışının verilmesi", kıdem tazminatının ödenmesi ve fakat işçinin hiç ara vermeden aynı işte çalışmaya devam etmesidir. Bu durumda gerçek bir fesih olup olmadığı tartışmalı hâle gelir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 22.04.2025 tarihli, 2025/1772 E., 2025/3668 K. sayılı kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi kararında; işçinin 2015 yılında emeklilik gerekçesiyle çıkışı yapılmış olsa da aynı işte aynı şartlarla ara vermeden çalışmaya devam ettiği, aynı dönemde benzer durumdaki başka işçilerin de bu şekilde girdi-çıktı yapıldığı tanık anlatımlarıyla belirlenmiştir. Mahkeme, sözleşme devam ederken yapılan bu ödemenin avans niteliğinde olduğunu, ilk dönemin tasfiye edilmiş sayılamayacağını kabul etmiş; kıdem tazminatını iki dönemin toplamı ve son ücret üzerinden hesaplayarak daha önce yapılan ödemeyi faiziyle mahsup etmiştir. İşverenin "emeklilik nedeniyle fesih hakkı bir kez kullanılabilir" savunması da sonucu değiştirmemiştir.

Buna karşılık gerçek bir ayrılık ve ardından yeni bir çalışma dönemi söz konusuysa durum farklıdır. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı ödenmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2022 tarihli, 2022/4207 E., 2022/5074 K. sayılı kararında, emeklilik nedeniyle ayrılan ve kıdem tazminatı eksiksiz ödenen işçinin aynı işyerinde yeniden işe başlaması hâlinde ilk dönemin tasfiye edildiği, emeklilik sonrası dönemin bağımsız yeni bir çalışma dönemi olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ödemenin yasal hakların altında kaldığı durumlarda ise tasfiye esası korunmakla birlikte zamanaşımına uğramamış fark alacak istenebilir.

Süreç adım adım nasıl işler?

  1. SGK yazısının alınması: e-Devlet veya SGK il/merkez müdürlüğü aracılığıyla, yaşlılık aylığı için yaş dışındaki şartları tamamladığınızı gösteren yazıyı talep edin. Yazıda sigortalılık başlangıcınız, prim gün sayınız ve hangi şartı beklediğiniz yer alır.
  2. Yazılı fesih bildirimi: Sözleşmenizi 1475 sayılı Kanun'un 14/1-5 maddesine dayanarak sona erdirdiğinizi açıkça belirten yazılı bir bildirim yapın ve SGK yazısını ekleyin. Yargıtay'ın incelediği dosyalarda bildirimin genellikle noter ihtarnamesiyle yapıldığı görülmektedir; bu yol, bildirimin içeriği ve tarihi bakımından ispat kolaylığı sağlar.
  3. Gerekçenin doğru yazılması: Bildirimde "istifa ediyorum" gibi belirsiz ifadeler yerine, yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamladığınız için ayrıldığınızı yazın. Ayrılık sebebinin ileride tartışma konusu olmaması için bu önemlidir.
  4. Çıkış kodunun kontrolü: İşverenin SGK'ya bildirdiği işten ayrılış nedenini e-Devlet üzerinden kontrol edin. Yargıtay'ın incelediği dosyalarda çıkışın "emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması" olarak bildirilmesi önemli bir delil olarak değerlendirilmiştir; ancak işveren farklı bir kod girse bile gerçek fesih sebebi diğer delillerle ispat edilebilir.
  5. Ödenmezse arabuluculuk ve dava: Kıdem tazminatı ödenmezse dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3). Bu konudaki ayrıntıları dava şartı arabuluculuğa ilişkin yazımda bulabilirsiniz.

Zamanaşımı ve diğer alacaklar

Kıdem tazminatının zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıldır (4857 sayılı İş Kanunu ek m. 3). Aynı süre yıllık izin ücreti için de geçerlidir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur (7036 sayılı Kanun m. 3/17).

Kıdem tazminatı son ücret üzerinden hesaplanır ve hesapta yalnızca çıplak ücret değil, işçiye sağlanan ve para ile ölçülebilen düzenli menfaatler (yol, yemek, ikramiye gibi) de dikkate alınır (1475 sayılı Kanun m. 14). Ayrılırken kullanılmamış yıllık izinleriniz varsa bunların ücreti de ayrıca talep edilebilir; bu konuyu yıllık izin ücretine ilişkin yazımda ele almıştım.

Kararların değerlendirmesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yaklaşımı, 14/1-5 hükmünü işçi lehine ve lafzına uygun biçimde yorumlamaktadır. Kanun, işçinin ayrıldıktan sonra çalışmayı tamamen bırakmasını şart koşmamaktadır; Daire de bu nedenle işçinin amacını sorgulamayı reddetmektedir. Öte yandan 2022 tarihli kararın oy çokluğuyla verilmiş olması, konunun tamamen tartışmasız olmadığını gösterir. Özellikle işçinin yeni işverenle önceden sözleşme imzaladığı, fesih bildiriminde başka sebepler de ileri sürdüğü ve bu sebeplerin ispatlanamadığı dosyalarda, işverenlerin dürüstlük kuralı savunmasını ileri sürmeye devam etmesi beklenebilir.

2026 tarihli BES kararı ise bu hakkın sınırını çizmektedir: Yaş dışı emeklilik, kanunun kıdem tazminatı için tanıdığı özel bir sona erme sebebidir; ancak her bakımdan "haklı fesih" ile eş tutulmaz. Kâğıt üzerinde çıkış yapılarak çalışmanın sürdürüldüğü dosyalarda ise Yargıtay, şekle değil gerçek duruma bakmakta ve sözleşme devam ederken yapılan ödemeyi avans sayarak işçinin tüm hizmet süresini korumaktadır.

Uygulamaya dönük çıkarımlar

  • Emeklilik için yalnızca yaşı bekleyen işçi, SGK yazısıyla kendi isteğiyle ayrılarak kıdem tazminatına hak kazanabilir; bu ayrılık hukuken sıradan bir istifa değildir.
  • Gerekli sigortalılık süresi ve prim günü kişiden kişiye değişebilir; kendi durumunuzu SGK'dan alacağınız yazıyla belirleyin.
  • Fesih bildirimini yazılı yapın, dayanağınızı (1475 sayılı Kanun m. 14/1-5) açıkça belirtin ve SGK yazısını ekleyin.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne göre başka bir işe geçmek amacıyla ayrılmanız, hatta önceden yeni işverenle sözleşme imzalamanız kıdem tazminatı hakkınızı tek başına ortadan kaldırmaz; ancak bu yöndeki 2022 kararının oy çokluğuyla verildiğini unutmayın.
  • Bu şekilde ayrılan işçi ihbar tazminatı isteyemez; işveren de işçiden ihbar tazminatı talep edemez.
  • Ayrılık, işyeri emeklilik planları gibi "haklı fesih" şartına bağlanmış başka haklar bakımından otomatik olarak haklı fesih sayılmayabilir.
  • Çıkışınız yapılıp aynı işte ara vermeden çalışmaya devam ettiyseniz, ödenen tutar avans sayılabilir ve tazminat tüm süre üzerinden hesaplanabilir.
  • Kıdem tazminatında zamanaşımı beş yıldır; ödeme yapılmazsa dava öncesinde arabulucuya başvurmak zorunludur.

Kıdem tazminatına ilişkin diğer sorular ve iş hukukundaki genel çerçeve için iş ve sosyal güvenlik hukuku sayfamıza, işverenin baskıyla istifa dilekçesi aldığı durumlar için ise bu konudaki yazıma bakabilirsiniz.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Sigortalılık başlangıcınız, prim gün sayınız, iş sözleşmenizin içeriği ve işyerindeki uygulamalar sonucu değiştirebilir; işten ayrılmadan önce kendi durumunuzun belgeler üzerinden ayrıca incelenmesi önerilir.