Elinizdeki çek kayboldu, çalındı ya da kargoda, bir çalışanın elinde veya bir dosyanın içinde izini kaybettiniz. İlk akla gelen soru şudur: Bu çeki bulan ya da çalan biri gidip bankadan parayı tahsil edebilir mi, ben alacağımı nasıl isteyeceğim? Türk Ticaret Kanunu bu durum için özel bir yol öngörür: zayi nedeniyle çek iptali davası. "Zayi" kelimesi, senedin kaybolması, çalınması ya da başka bir nedenle hak sahibinin elinden iradesi dışında çıkması anlamına gelir.

Bu yazıda davayı kimin açabileceğini, mahkemeden ilk gün istenmesi gereken ödeme yasağını, ilan ve bekleme sürelerini, çek ortaya çıkarsa ne olacağını ve iptal kararından sonra alacağın nasıl isteneceğini; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ile bölge adliye mahkemelerinin güncel kararları üzerinden aktarıyorum.

Özetle: Çek iradeniz dışında elinizden çıktıysa, ödeme yeri veya yerleşim yerinizdeki asliye ticaret mahkemesinden bankanın ödeme yapmasının yasaklanmasını ve çekin iptalini isteyebilirsiniz (TTK m. 818/1-s yollamasıyla m. 757 vd.). Bu hak çeki elinde tutma hakkı olan hamile aittir; çeki düzenleyen keşideci bu davayı açamaz. Mahkeme Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde üç kez ilan yapar ve en az üç aylık süre içinde çek getirilmezse iptal kararı verir. İptal kararı alan, alacağını çek olmadan da isteyebilir; ancak bu karar çeki iyiniyetle elinde bulunduran üçüncü kişileri bağlamaz.

Zayi nedeniyle çek iptali nedir, neden gereklidir?

Çek bir kıymetli evraktır: içindeki hak kâğıda bağlıdır ve hak, kural olarak ancak senedin kendisi ibraz edilerek kullanılabilir. Bu nedenle çeki kaybeden kişi, alacağı gerçekten kendisine ait olsa bile, elinde senet olmadığı için bankaya ya da borçlulara başvuramaz. Aynı zamanda çeki bulan ya da çalan kişinin onu bankaya sunması veya başkasına ciro etmesi riski doğar.

Kanun bu iki sorunu birlikte çözer. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 651. maddesine göre kıymetli evrak zayi olduğunda mahkeme iptaline karar verebilir ve bu iptali, senedin zayi olduğu ya da zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi isteyebilir. 652. madde ise iptal kararının sonucunu düzenler: hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.

Çeke özgü usul ise poliçe hükümlerine yapılan yollamayla belirlenir. TTK m. 818/1-s, poliçenin iptaline ilişkin 757 ilâ 763. maddeler ile 764. maddenin birinci fıkrasının çekler hakkında da uygulanacağını öngörür. Dikkat edilirse 764. maddenin ikinci fıkrası ile teminata ilişkin 765. madde bu yollamanın dışında bırakılmıştır.

Davayı kim açabilir? Keşideci neden açamaz?

Uygulamada en sık hata, davayı yanlış kişinin açmasıdır. TTK m. 757/1, "iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi"den söz eder; m. 651/2 de senet üzerinde hak sahibi olan kişiyi işaret eder. Mahkemeler bu iki hükmü birlikte okuyarak davayı açma hakkını çekin yetkili hamiline, yani çeki ciro ya da teslim yoluyla meşru biçimde edinmiş alacaklıya tanır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 03.10.2024 tarihli, 2024/1438 E., 2024/1506 K. sayılı kararında, karşılıkları ödenmiş çek yapraklarının kaybolduğunu ileri sürerek iptal isteyen keşideci şirketin davası reddedilmiştir. Daire, çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkının hamile ait olduğunu, iptal isteyen kişinin çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu gösteren deliller sunması gerektiğini vurgulamıştır. Aynı kararda ilk derece mahkemesinin dayandığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararlarına da atıf yapılmış; keşidecinin bunun yerine, şartları varsa hamile karşı menfi tespit davası ya da lehtara karşı menfi tespit veya istirdat davası açabileceği belirtilmiştir.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 09.07.2025 tarihli, 2025/742 E., 2025/1348 K. sayılı kararı aynı ilkeyi bir miras olayında uygulamıştır. Babası tarafından düzenlenen, bedeli ödenerek geri alınan ve babasının vefatından sonra kaybolan çekin iptalini isteyen mirasçının davası, mirasçının aslında keşideci adına hareket ettiği gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan reddedilmiştir. Kararda ayrıca, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen yeni iddiaların (çekin doğrudan davacıya teslim edildiği iddiası) istinaf aşamasında dinlenemeyeceği hatırlatılmıştır. Bu nedenle olayın nasıl geliştiğini dava dilekçesinde baştan, eksiksiz ve doğru anlatmak önemlidir.

Kısacası:

  • Lehtar veya ciro yoluyla çeki almış hamil davayı açabilir.
  • Keşideci (çek karnesinin sahibi) kendi düzenlediği çek için bu davayı açamaz; boş ya da ödenmiş çek yaprağının kaybı için başka yollar düşünülmelidir.
  • Çekin bankaya tahsile verildiği ve bankada kaybolduğu durumlar gibi özel hâllerde, kimin hamil sayılacağı somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.

İlk adım: Bankaya ödeme yasağı konulması

Çekin kaybolduğu anlaşıldığında zaman çok değerlidir. Çeki bulan ya da çalan kişi onu kısa sürede bankaya sunabilir veya başkasına ciro edebilir. Bu yüzden dava dilekçesinde iptal talebinin yanında, muhatap bankanın çeki ödemekten men edilmesi, yani ödeme yasağı da istenir.

TTK m. 757/1'e göre iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme yerindeki veya kendi yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden muhatabın çeki ödemekten men edilmesini isteyebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre mahkeme bu kararda muhataba, vade geldiğinde bedeli tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir.

Ödeme yasağı niteliği itibarıyla bir ihtiyati tedbirdir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 392. maddesine göre ihtiyati tedbir isteyen kişi, haksız çıkması hâlinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlara karşılık kural olarak teminat göstermek zorundadır; mahkeme ancak gerekçesini açıkça belirterek teminatsız tedbire karar verebilir. Teminatın miktarını mahkeme belirler. Teminat yatırıldıktan sonra yasak kararı bankaya bildirilir; bu bildirimden önce yapılmış bir ödemeyi geri almak çok daha zordur.

Çekin çalındığı durumlarda ayrıca Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunmak, olayın tarihini ve koşullarını belgeleyen bir kayıt oluşturur. Bu kayıt, aşağıda değinilen "zıyaı inandırıcı biçimde gösterme" yükümlülüğü bakımından da işe yarar.

Mahkemede neleri ispat etmeniz gerekir?

TTK m. 759/2, iptal isteyen kişiye iki yükümlülük getirir:

  1. Çekin kendi elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı biçimde gösteren delilleri mahkemeye sunmak,
  2. Senedin bir suretini ibraz etmek ya da senedin esas içeriği hakkında bilgi vermek.

Uygulamada çekin fotokopisi veya taranmış görüntüsü, çekin teslim alındığını gösteren makbuz ya da tahsilat kaydı, cari hesap ekstresi, faturalar, kargo kayıtları, varsa şikâyet tutanağı ve tanık beyanları bu amaçla kullanılır. Çekin seri numarası, banka ve şubesi, keşide tarihi, bedeli ve keşidecisi mümkün olduğunca eksiksiz bildirilmelidir. Yanlış seri numarası veya bedel bildirilmesi, ileride yanlış çek hakkında karar alınması gibi ciddi sorunlara yol açabilir.

İlan, üç aylık süre ve iptal kararı

Mahkeme, dilekçe sahibinin açıklamalarını inandırıcı bulursa çeki eline geçireni, belirli bir süre içinde çeki getirmeye davet eden ve aksi hâlde iptal kararı verileceğini bildiren bir ilan yapar (TTK m. 760). İlan, Kanun'un 35. maddesinde yazılı gazete, yani Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile üç defa yapılır; özellik gösteren olaylarda mahkeme başka ilan önlemlerine de başvurabilir (m. 762).

Süreler TTK m. 761'de düzenlenmiştir:

  • Çeki getirme süresi en az üç ay, en çok bir yıldır.
  • Vadesi gelmiş senetlerde süre birinci ilan gününden, vadesi gelmemiş senetlerde vadenin gelmesinden itibaren işler.
  • Vadesi gelmiş senette zamanaşımı üç aylık süre dolmadan gerçekleşecekse, mahkeme üç aylık süreyle bağlı değildir.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi yukarıda andığım kararında bu hükümleri şöyle özetlemiştir: iptal kararı için yetkili hamilin çekin bilgilerini mahkemeye bildirmesi, usulüne uygun ilanların yapılması, ilk ilan tarihinden itibaren üç aylık süre içinde çekin mahkemeye sunulmaması ve kimin elinde olduğunun bilinmemesi yeterlidir. Çek bu süre içinde getirilmezse mahkeme iptaline karar verir (TTK m. 764/1).

Bu sürelerin pratik sonucu şudur: Dava, en iyi ihtimalle ilanların tamamlanması ve üç aylık bekleme süresinin dolması kadar sürer. Mahkemenin bankaya yazı yazarak çekin ibraz edilip edilmediğini sorması da olağan bir adımdır.

Çek ortaya çıkarsa ne olur? İade (istirdat) davası

İptal davası, çekin kimde olduğunun bilinmediği durumlar için tasarlanmıştır. Çek bir başkasının elinde ortaya çıkarsa yol değişir:

  • Çeki eline geçiren kişi biliniyorsa mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir; bu süre içinde dava açılmazsa bankaya konulan ödeme yasağı kaldırılır (TTK m. 758).
  • Çek ilan süresi içinde mahkemeye sunulursa yine iade davası için süre verilir; dava açılmazsa çek, sunan kişiye geri verilir ve ödeme yasağı kalkar (TTK m. 763).

İade davasında artık kimin gerçek hak sahibi olduğu, çeki elinde tutanın onu iyiniyetle edinip edinmediği tartışılır. Bu, iptal davasından çok daha çekişmeli bir yargılamadır.

Yargıtay'a göre iptal kararının sınırları

Zayi nedeniyle iptal davası hasımsız, yani karşı taraf gösterilmeden açılan bir davadır. Bunun önemli bir sonucu vardır: Verilen karar, davada taraf olmayan ve çeki gerçekten elinde bulunduran kişiyi kendiliğinden bağlamaz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2025 tarihli, 2025/1914 E., 2025/2900 K. sayılı kararı bu noktada öğreticidir. Olayda bir kişi, kaybolduğunu ileri sürdüğü 200.000 TL bedelli çek hakkında iptal kararı almış; oysa çek, iptal kararından önce başka bir hamil tarafından bankaya ibraz edilmiş ve ödeme yasağı nedeniyle ödenmemişti. İlk derece mahkemesi, çekin aslında zayi olmadığını, çeki elinde bulunduran belli olduğu hâlde iade davası için süre verilmesi gerekirken iptal kararı verildiğini, iptal kararının maddi hukuk anlamında kesin hüküm oluşturmadığını kabul ederek iptal kararının iptaline hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, iptal kararının çek hamili üçüncü kişileri bağlamadığını ve iptal kararından sonra çeki takibe koyan hamile karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunu vurgulamış; Yargıtay bu kararı onamıştır.

Buradan çıkan ders şudur: İptal kararı, gerçek durumu yansıtmıyorsa kalıcı bir koruma sağlamaz. Çekin kimin elinde olduğu biliniyorsa veya çek bankaya sunulmuşsa, iptal davası yerine iade davası ve gerektiğinde menfi tespit gibi yollar gündeme gelir.

İptal kararından sonra alacak nasıl istenir?

İptal kararı alan hamil, TTK m. 652 uyarınca hakkını senetsiz olarak ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Ancak iptal kararı çekin yerini tutan bir "kambiyo senedi" değildir; bu nedenle alacak çoğu zaman genel hükümlere göre, örneğin ilamsız icra takibi ve itiraz hâlinde itirazın iptali davasıyla istenir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2020 tarihli, 2020/2430 E., 2020/3855 K. sayılı kararında, zilyetliğinde iken kaybolan iki çek için iptal kararı alan hamil, bu karara dayanarak ilamsız takip başlatmış ve keşidecinin itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Bölge adliye mahkemesi; iptal kararı alan kişinin alacağını senetsiz isteyebileceğini, borçlunun ise iptal kararını alanın gerçek hak sahibi olmadığını savunabileceğini belirtmiş ve davanın kabulünü yerinde görmüştür. Yargıtay bu kararı onamıştır.

Süreler bakımından da dikkatli olmak gerekir. Çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde bankaya ibraz edilmelidir (TTK m. 796/1). Hamilin cirantalara ve keşideciye karşı başvurma hakları ise ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar (TTK m. 814/1). Zamanaşımı ve ibraz süresinin etkileri için çek zamanaşımına ilişkin yazıya bakabilirsiniz.

Keşideciyseniz ne yapabilirsiniz?

Çeki siz düzenlediyseniz ve boş ya da ödenmiş bir çek yaprağı kaybolduysa, iptal davası açamazsınız. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin yukarıdaki kararıyla onanan ilk derece kararında atıf yapılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi içtihadına göre boş çek yaprakları için de zayi nedeniyle iptal istenemez. Bu durumda kararlarda gösterilen yollar şunlardır:

  • Çek bir kişi tarafından takibe konulursa, borçlu olmadığınızın tespiti için menfi tespit davası; ödeme yaptıysanız istirdat davası. Bu konuda menfi tespit ve istirdat davasına ilişkin yazıda ayrıntı bulabilirsiniz.
  • Kambiyo senetlerine özgü takip başlatılırsa, beş günlük süre içinde borca ve imzaya itiraz. Bkz. çek veya senetle başlatılan takipte itiraz.
  • Çekin çalındığı veya imzanın taklit edildiği iddiasında ceza soruşturması için şikâyet.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2025 tarihli kararındaki olayda görüldüğü gibi, imzalı bir çeke dayanan hamile karşı menfi tespit davasında, çekin rızanız dışında elinizden çıktığını ve borçlu olmadığınızı ispat yükü size düşebilir. Bu nedenle kayıp ya da hırsızlığı, olayın hemen ardından belgelemek önemlidir.

Kararların değerlendirmesi

İncelediğim kararlar, zayi nedeniyle çek iptalinin "basit bir formalite" olmadığını gösteriyor. Bölge adliye mahkemeleri, davayı açanın gerçekten yetkili hamil olup olmadığını titizlikle inceliyor; keşidecinin veya keşideci adına hareket eden mirasçının davasını usulden reddediyor. Yargıtay ise iptal kararının hasımsız bir yargılamada verilen ve çeki iyiniyetle elinde bulunduranları bağlamayan bir karar olduğunu hatırlatıyor. Öte yandan, gerçek hak sahibi için iptal kararı, çek olmadan alacağın istenmesine imkân veren etkili bir araç olmaya devam ediyor.

Uygulamaya dönük çıkarımlar

  • Çekin kaybolduğunu fark ettiğiniz anda çekin bilgilerini (banka, şube, seri numarası, tarih, bedel, keşideci, cirolar) bir araya getirin; elinizde fotokopi varsa saklayın.
  • Davayı ödeme yerindeki veya yerleşim yerinizdeki asliye ticaret mahkemesinde açın ve dilekçede ödeme yasağını da isteyin; teminatın hızlı yatırılması yasağın bankaya zamanında ulaşmasını sağlar.
  • Çeki kendiniz düzenlediyseniz iptal davası yerine menfi tespit, istirdat ve itiraz yollarını değerlendirin.
  • Olayı dava dilekçesinde eksiksiz anlatın; ilk derecede ileri sürülmeyen olgular istinafta dinlenmeyebilir.
  • Çekin kimde olduğu biliniyorsa veya çek bankaya sunulmuşsa, iptal kararı yerine iade davası gündeme gelir; mahkemenin verdiği süreyi kaçırmayın.
  • İptal kararı alındıktan sonra alacağı, ibraz ve zamanaşımı sürelerini gözeterek geciktirmeden isteyin.

Şirketler hukuku ve ticari alacaklar konusundaki genel çerçeve için ticaret ve şirketler hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanızdaki durumu değerlendirmez. Çekin türü, kimde olduğu, ciro zinciri ve süreler sonucu doğrudan etkiler; karar vermeden önce dosyanızın ayrıca incelenmesi gerekir.