Fazla çalışma alacağı, işçilik alacakları içinde en çok bozma sebebi üreten kalemdir. Sorun genellikle alacağın varlığında değil, hangi dönem için ve hangi oranda hesaplandığındadır. Yargıtay'ın yerleşik ölçütlerini kararlarla toparladım.

İspat yükünün dağılımı

Kural nettir: fazla çalışma yapıldığını işçi, karşılığının ödendiğini işveren ispatlar. İşyerinde imzalı puantaj, giriş-çıkış kaydı veya banka ödemesi varsa bunlar esas alınır; yoksa işçi tanık deliline başvurabilir.

1. Tanık yalnızca kendi dönemi için dinlenir

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/35569, K. 2013/28288, 05.11.2013:

"Davacı fazla çalışmayı ispat için tanık beyanına dayanmış, iddiayı doğrulayan davacı tanığının işyerinde 5-6 ay çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu tanığın sadece kendi çalıştığı dönemle ilgili bilgi sahibi olduğu gözetilmeden tüm dönem için aynı şekilde çalışma devam ediyormuş gibi hesaplama yapılması isabetsizdir."

Daire, mahkemeden tanığın çalıştığı dönemi belirleyip yalnızca bu dönem için fazla çalışmanın kanıtlandığını, diğer dönemler bakımından ise iddianın ispatlanamadığını kabul etmesini istemiştir. Aynı yaklaşım E. 2011/27549, K. 2013/23993 sayılı kararda da tekrarlanır.

Uygulamaya çevirisi: dava dilekçesinde tanıkların çalışma dönemleri açıkça belirtilmeli, farklı dönemler için farklı tanıklar gösterilmelidir. Tek bir tanıkla on yıllık bir dönem ispatlanamaz.

2. Tanığın işyeriyle bağlantısı aranır

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/41983, K. 2013/3664, 30.01.2013:

"Davacı iddiasını doğrulayan ve bilirkişi raporunda beyanları dikkate alınan tanıklar ise işyeri ile ilgisi olmayan ya da davacı ile birlikte çalışmayan kişiler olup bu durumda davacının fazla çalışma yaptığının kanıtlandığı kabul edilemez."

Bu kararda daire ayrıca, davalı işyerinin resmî kurum niteliğinde olması ve çalışmaların kayda geçirilip ödenmesi olgusunu da vurgulamıştır. Kayıt tutulan işyerlerinde tanık beyanının kayıtları bertaraf etmesi beklenmez.

3. Hakkaniyet indirimi: ne zaman yapılır, ne zaman yapılmaz

Yerleşik uygulamaya göre fazla çalışmanın uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması hâlinde hakkaniyet indirimi yapılır. Ancak bunun sınırları vardır:

  • Yapılır: Hesaplama takdirî delil niteliğindeki tanık beyanlarına dayanıyorsa (E. 2011/50012, K. 2013/34784).
  • Yapılmaz: Fazla çalışma tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanıyorsa indirime gidilmez.
  • Ölçü: İndirim, işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan miktara göre takdir edilir; hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda indirim yapılamaz.

7. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/15810, K. 2015/1321 sayılı kararında, bilirkişinin %40'tan başlayıp %70'e kadar terditli seçenekler sunduğu ve mahkemenin %50 indirimi benimsediği dosyada karar bozulmuş, "daha makul bir oranda indirim yapılmak üzere" hüküm kaldırılmıştır. Yani yüksek oranlı indirimler de denetime tâbidir.

4. "Elden ödedik" savunması

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/15810, K. 2015/1321, 11.02.2015:

"İşveren işçilik alacaklarının ödendiğini ancak yazılı belge ile ispat edebilir. Yapılan fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasının karşılığının elden ödendiğine ilişkin tanık beyanlarına değer verilemez. Tanıkların bu yöndeki beyanları ancak kendileri açısından bağlayıcı olup tanıkların açabilecekleri davada dikkate alınabilir."

Bu ilke iki yönlüdür: işveren tanıkla ödeme ispatlayamaz; buna karşılık tanığın "bize elden ödendi" beyanı, o tanığın kendi açacağı davada aleyhine delil olarak kullanılabilir.

5. Ara dinlenme ve hesaplama tekniği

Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca ara dinlenme süreleri mutlaka düşülmelidir. Bilirkişi raporlarında en sık rastlanan hata, günlük çalışma süresinden ara dinlenmenin indirilmemesidir; bu tek başına bozma sebebidir.

Dosya hazırlarken

  • Tanık listesinde her tanığın işyerindeki çalışma dönemi belirtilmeli; dönemler işçinin tüm kıdemini kapsayacak biçimde planlanmalıdır.
  • İşveren kayıtlarının (puantaj, PDKS, bordro) dosyaya getirtilmesi talep edilmelidir; kayıt varsa indirim uygulanmaz, bu işçi lehinedir.
  • Bilirkişi raporuna itirazda ara dinlenme düşümü ve tanık dönemleriyle hesap dönemi arasındaki uyum ayrıca denetlenmelidir.
  • İndirim oranına yönelik itiraz, "hakkın özü" ölçütüne dayandırılmalıdır.

Not: İşçilik alacaklarında beş yıllık zamanaşımı bulunduğundan, fesihten sonra vakit kaybedilmemesi önerilir.