Haklı fesih hakkı süresiz değildir. 4857 sayılı Kanun'un 26. maddesi iki ayrı süre öngörür: feshe sebep olan olayın öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen tarafın feshi, haklı feshin sonuçlarını doğurmaz.
Uygulamadaki tartışma, sürenin hangi anda başladığıdır. Yargıtay'ın bu konudaki ölçütleri şöyledir.
1. Sürenin hesabı ve tüzel kişi işverende başlangıç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/3170, K. 2014/36282, 01.12.2014:
"Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe neden olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü hesaba katılmaksızın, takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer. İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur."
Bu, kurumsal işverenler bakımından belirleyici bir ayrımdır. Soruşturmanın başlaması değil, dosyanın feshe yetkili organa intikali süreyi başlatır. Şirket içi yetki devri belgeleri bu nedenle dosyaya sunulmalıdır.
Ayrıca kanun, işçinin olaydan maddî çıkar sağladığı hâllerde bir yıllık sürenin işlemeyeceğini öngörmüştür: altı iş gününe uyulmak koşuluyla olayın üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin işverenin haklı fesih imkânı vardır.
2. Devamsızlıkta süre son tutanaktan başlar
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/24200, K. 2014/33827, 01.12.2014:
"4857 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen altı iş günlük hak düşürücü süre son devamsızlık tutanağının düzenlendiği günden itibaren başlar."
Bu dosyada işçi, devamsızlık nedeniyle yapılan feshin süresinde olmadığını ileri sürmüş; yerel mahkeme işverenin hakkını altı iş günü içinde kullanmadığı gerekçesiyle feshi haksız saymıştı. Daire, işverenin ihtarname keşide ettiği ve işçinin mazeret bildirmediği olguları karşısında sürenin geçirilmediğini tespit ederek kararı bozmuştur.
Uygulamaya çevirisi: devamsızlık tutanakları her gün ayrı ayrı ve tanık imzalı düzenlenmeli, süre son tutanağa göre hesaplanmalıdır.
3. Süreklilik gösteren sebeplerde süre işlemez
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/19399, K. 2014/536, 17.01.2014:
"Somut olayda, davacının 2009 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait ücretinin ödenmemesi olgusu hâlen devam etmektedir, bu nedenle hak düşürücü süre işlemez."
Ücreti ödenmeyen işçi, ödeme yapılmadığı sürece her zaman haklı sebeple fesih yapabilir; çünkü haklı fesih sebebi her an devam etmektedir. Aynı ilke işyerinde işi yavaşlatma ve üretimi düşürme eylemleri için de geçerlidir: 22. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/5726 sayılı kararında belirtildiği üzere, eylem süreklilik gösteriyorsa altı iş günlük süre eylemin bittiği tarihten başlar.
Buna karşılık daire, ücret alacağı bakımından önemli bir sınır çizer: temadi eden bir durum olmakla birlikte fesih hakkı ödemenin yapıldığı ana kadar kullanılabilir. Ödeme yapıldıktan sonra artık o gecikmeye dayanarak haklı fesih yapılamaz.
4. Anlık işlem – sürekli sonuç ayrımı
9. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/3170 sayılı kararında yapılan ayrım uygulamada sıkça gözden kaçar: işçinin daimî olarak başka bir göreve atanması veya iş şartlarının esaslı şekilde ağırlaştırılması hâlinde, bu değişikliğin sonuçları sürekli görünse de işlem anlıktır. Bu nedenle sözleşmesini feshetmeyi düşünen işçinin bunu altı iş günü içinde işverene bildirmesi gerekir.
Yani "koşullar hâlâ ağır" denilerek aylar sonra yapılan fesih, haklı fesih sayılmaz.
Kontrol listesi
- Öğrenme tarihi belgeyle sabitlenmeli; tüzel kişi işverende dosyanın yetkili organa intikal tarihi kayda geçirilmelidir.
- Süre hesabında öğrenme günü sayılmaz, iş günleri sayılır; hafta tatili ve genel tatil günleri hesaba katılmaz.
- Devamsızlıkta her gün için ayrı tutanak düzenlenmeli, ihtar çekilmeli, süre son tutanaktan hesaplanmalıdır.
- İşçi tarafında: ücret ödenmediği sürece fesih hakkı devam eder, ancak ödeme yapıldıktan sonra bu sebep tükenir.
- Esaslı değişiklik hâllerinde altı iş günlük süre beklenmeden hareket edilmelidir.
Not: Haklı fesih beyanının yazılı olarak ve sebep açıkça belirtilerek yapılması, sonraki yargılamada ispat bakımından belirleyicidir.
